Almanya Türk Toplumu’nun (TGD) Türkiye’deki Alman temsilciliklerinde vize bekleme sürelerinin 11 aya kadar çıkmasını sert bir dille eleştirmesinin ardından, Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin açıklama geldi. Bakanlık, vize süreçlerindeki yoğunluğu kabul etmekle birlikte, kalıcı çözümün vize serbestisinden geçtiğini ve bu noktada sorumluluğun Avrupa Birliği (AB) reformlarını yerine getirmesi gereken Türkiye’de olduğunu belirtti.
TALEPLER BAKANLIĞIN KAPASİTESİNİ AŞIYOR
Almanya Dışişleri Bakanlığı, vize birimlerinin tüm başvuruları verimli ve müşteri odaklı bir şekilde sonuçlandırmak için aralıksız çalıştığını ifade etti. Talebin mevcut kapasitenin çok üzerinde olduğunu vurgulayan Bakanlık, süreci hızlandırmak adına yerel personel sayısının artırıldığını ve yurt dışı portal entegrasyonuyla başvuru süreçlerinin dijitalleştirildiğini duyurdu.
Schengen ortaklarıyla yapılan görüşmeler neticesinde çok yıllı vizelerin kapsamının genişletildiğini belirten yetkililer, kısa süreli seyahatlerde kolaylık sağlayan “Business Fast Track” uygulamasının da Almanya bağlantılı iş insanları için devreye alındığını anımsattı. Açıklamada, bu önlemlerin sürekli olarak analiz edilip güncellendiği kaydedildi.
SORUMLULUĞU TÜRKİYE’YE YÜKLEDİ
Vize verme süreçlerinde köklü bir dönüşümün temsilciliklerin de yükünü hafifleteceğini belirten Bakanlık, bunun ancak vize serbestleşmesi çerçevesinde mümkün olabileceğini aktardı. Açıklamada, “Bu noktada sorumluluk, AB’nin belirlediği reform koşullarını yerine getirmesi gereken Türkiye’nin üzerindedir” ifadesine yer verildi.
DW’nin haberine göre, Alman hükümetinin Türkiye’deki sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenlemelerden haberdar olduğu, ancak detayların henüz netleşmediği belirtilen açıklamada; gençlerin korunmasına yönelik meşru kaygıların ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü alanında gerilemelere yol açmaması gerektiği savunuldu.

“KABUL EDİLEMEZ İNSANİ SONUÇLAR DOĞURUYOR”
Almanya Türk Toplumu (TGD) Başkanı Gökay Sofuoğlu ise mevcut vize uygulamasının doğrudan kişisel kaderleri etkilediğini belirterek durumun kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade etmişti.
Sofuoğlu, uzayan bekleme sürelerinin insani, kültürel ve ekonomik boyutlarına şu sözlerle dikkat çekmişti:
“Kimi insanlar yakınlarının cenaze törenine bile katılamıyor, düğünleri veya önemli aile etkinliklerini kaçırıyor. Pek çok aile aylarca, hatta yıllarca ayrı kalmak zorunda kalıyor.”
Vize engelleri nedeniyle sanatçıların konserlerinin iptal edildiğini, Türk bilim insanları ve iş dünyası temsilcilerinin ortak projelerini kısıtlı şekilde yürütebildiğini belirten TGD, uzun vadede Türk vatandaşları için vize zorunluluğunun tamamen kaldırılmasını, bu hedefe ulaşılana kadar ise adil, şeffaf ve hızlı bir sistemin işletilmesini talep ediyor.
BAKANLIK SÖZCÜSÜ SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAK
Alman hükümetinin geçtiğimiz günlerde düzenlenen olağan basın toplantısında, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kathrin Deschauer’e 11 aya varan bekleme süreleri sorulmuştu. Deschauer, söz konusu süreyi o an doğrulamayacağını ve konuyu araştıracağını belirtmiş; ancak genel olarak dünya genelinde vize süreçlerini hızlandırmak ve basitleştirmek adına dijitalleşme projeleri başta olmak üzere yoğun bir çalışma yürüttüklerini kaydetmişti.