Almanya’nın en güçlü ekonomik bölgelerinden Baden-Württemberg’de tarihi bir siyasi değişim yaşandı. Cem Özdemir, eyalet parlamentosunda yapılan oylamada 157 sandalyeli mecliste 93 milletvekilinin desteğini alarak başbakanlık koltuğuna oturdu. Böylece Özdemir, Almanya tarihinde bir eyaleti yöneten ilk Türkiye kökenli siyasetçi oldu.
Yeşiller ile CDU arasında haftalar süren koalisyon görüşmelerinin ardından ortak aday olarak gösterilen Özdemir’in seçilmesi, yalnızca eyalet siyaseti açısından değil, Almanya’daki göçmen toplulukların siyasi temsili bakımından da sembolik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
YEŞİLLER BİRİNCİ PARTİ ÇIKTI

8 Mart 2026’da yapılan eyalet seçimlerinde Yeşiller’in birinci parti çıkmasının ardından başlayan süreçte iki parti ekonomi, sanayi dönüşümü, eğitim reformu ve iklim politikaları başlıklarında uzlaşmaya vardı. Hazırlanan koalisyon protokolüyle birlikte Özdemir’in başbakanlığı da resmileşti.
Yeni hükümet programında ekonomik büyümenin hızlandırılması, sanayi şirketlerinin küresel rekabet gücünün korunması ve bürokrasinin azaltılması temel öncelikler arasında yer aldı. Koalisyon ayrıca şirket kuruluş işlemlerinin iki gün içinde tamamlanmasını hedefleyen düzenlemeler üzerinde anlaşırken, Baden-Württemberg’in 2040 yılına kadar iklim nötr hale getirilmesi hedefini de korudu.
TÜRK İŞÇİ AİLESİNDEN EYALET YÖNETİMİNE
1965 yılında Baden-Württemberg eyaletine bağlı Bad Urach kentinde dünyaya gelen Özdemir’in ailesi, 1960’lı yıllarda Türkiye’den Almanya’ya gelen “misafir işçi” kuşağının bir parçasıydı. Tokatlı Çerkes kökenli bir baba ile İstanbullu bir annenin çocuğu olan Özdemir, kendisini yıllardır “Anadolulu bir Svabyalı” olarak tanımlıyor.
Babası tekstil fabrikasında çalışırken annesi küçük bir terzi dükkânı işletti. Almanya’da büyüyen Özdemir, genç yaşta siyasete ilgi duymaya başladı. 16 yaşında siyasete giren Özdemir, 18 yaşında Alman vatandaşlığına geçti. Eğitimcilik yaptıktan sonra sosyal pedagoji alanında eğitim aldı.
1981’de henüz yeni kurulan Yeşiller Partisi’ne katılan Özdemir, kısa sürede partinin genç kadroları arasında öne çıktı. 1989-1994 yılları arasında Baden-Württemberg eyalet yönetiminde görev aldı. Göçmen haklarını savunan Immi-Grün oluşumunun kurucuları arasında yer aldı.
SİYASİ KARİYERİNDE YÜKSELİŞLER VE KRİZLER

Özdemir’in federal siyasetteki yükselişi 1994 yılında Federal Meclis’e seçilmesiyle başladı. 30 yaşına gelmeden parlamentoya giren siyasetçi, Yeşiller’in yükselen yüzlerinden biri haline geldi. 1998’de SPD-Yeşiller koalisyonunun kurulmasının ardından partinin iç politika sözcülüğünü üstlendi.
Ancak kariyerindeki ilk büyük kırılma 1999 yılında yaşandı. Resmi seyahatlerde biriken uçuş millerini özel amaçlarla kullandığının ortaya çıkması üzerine sert eleştirilerin hedefi oldu. Hatasını kabul eden Özdemir, milletvekilliğinden istifa ederek aktif siyasete ara verdi.
Bir süre sonra yeniden siyasete dönen Özdemir, 2004 yılında Avrupa Parlamentosu’na seçildi. Avrupa Parlamentosu’nda dış politika alanında görev yapan Özdemir, Orta Asya raportörlüğü ve Irak Delegasyonu başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. Ayrıca CIA’in Avrupa’daki operasyonlarını inceleyen araştırma komisyonunda başkan yardımcılığı yaptı.
ERDOĞAN VE PUTİN’E YÖNELİK ELEŞTİRİLERİYLE DİKKAT ÇEKTİ
Özdemir, Almanya’da özellikle dış politika konularındaki çıkışlarıyla sık sık gündeme geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Avrupa’daki yakın ilişkilere uzun yıllar eleştirel yaklaşan siyasetçilerden biri oldu. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önce Alman kamuoyunun Kremlin’e karşı “fazla saf” davrandığını savundu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirileri nedeniyle de zaman zaman hem Türkiye’de hem Almanya’daki Türk toplumunda tartışmaların odağına yerleşti. Özellikle askerlik sistemi ve insan hakları konularındaki açıklamaları nedeniyle farklı kesimlerden tepki aldı.
Buna rağmen Baden-Württemberg’de geniş bir siyasi taban oluşturmayı başardı. Yerel halkla kurduğu yakın ilişki, Schwabe aksanıyla konuşması ve pragmatik siyasi çizgisi Özdemir’in eyalet genelinde destek toplamasında etkili oldu.
ALMANYA’DAKİ EN GÜÇLÜ SEÇİM SONUÇLARINDAN BİRİ

2026 eyalet seçimlerinde Yeşiller kampanyasını büyük ölçüde Özdemir’in kişiliği üzerine kurdu. Yapılan kamuoyu yoklamalarında Özdemir’in CDU’nun adayı Manuel Hagel’e karşı açık üstünlük sağlaması dikkat çekti.
2021 federal seçimlerinde Stuttgart bölgesinde yüzde 40 oy alarak doğrudan milletvekili seçilen Özdemir, Yeşiller’in Almanya genelindeki en güçlü bireysel seçim sonuçlarından birine imza atmıştı.
Siyasi gözlemcilere göre Özdemir’in başarısının arkasında ideolojik sertlikten uzak, “reel siyaset” anlayışına dayalı pragmatik yaklaşımı bulunuyor. Yeni kurulan Yeşiller-CDU koalisyonunun programında da bu çizginin izleri görülüyor.
ÖNÜNDE ZORLU BİR DÖNEM VAR
Başbakan olarak Özdemir’i yoğun ve hassas bir gündem beklediği belirtildi. Baden-Württemberg, Almanya’nın otomotiv ve sanayi merkezlerinden biri olduğu için ekonomi ile iklim hedefleri arasındaki denge büyük önem taşıyor.
Koalisyon sözleşmesinde sanayinin korunması, istihdamın güçlendirilmesi ve teknolojik dönüşüm öncelikli hedefler arasında sıralanırken; Yeşiller’in gençlik örgütü Grüne Jugend ise anlaşmayı yeterince iddialı bulmadığını açıkladı. Özellikle iklim politikalarında daha sert adımlar atılmaması parti içinde eleştirilere neden oldu.
Önümüzdeki dönemde Özdemir’in hem CDU ile koalisyon dengesini koruması hem de Yeşiller tabanının beklentilerini karşılaması gerekecek. Almanya’nın ilk Türkiye kökenli eyalet başbakanı olarak göreve başlayan Özdemir’in performansı, yalnızca Baden-Württemberg’de değil, ülke genelinde de yakından izlenecek.