Bir zamanlar küçük bir madenci kampı olan La Rinconada, bölgedeki altın yataklarının keşfedilmesiyle zamanla büyüyerek kalabalık bir yerleşime dönüştü. Bugün şehrin ekonomisi büyük ölçüde altın madenciliğine dayanırken, binlerce kişi geçimini sağlamak için bu zorlu koşullarda yaşamayı sürdürüyor.

İNSAN VÜCUDUNUN SINIRLARINI ZORLUYOR
La Rinconada’da havadaki oksijen miktarı, deniz seviyesine kıyasla yaklaşık yarı yarıya daha düşük. Bu durum bölgede yaşayan insanların günlük hayatını doğrudan etkiliyor. Nefes darlığı, baş ağrısı ve yüksek irtifaya bağlı sağlık sorunları şehirde sık görülen problemler arasında yer alıyor.
Ancak bölgedeki tek zorluk yükseklik değil. Şehirde altyapı eksiklikleri dikkat çekerken, birçok bölgede düzenli kanalizasyon sistemi ve temiz su hizmeti bulunmuyor. Sert hava koşulları ve dondurucu soğuklar da yaşamı daha da zor hale getiriyor.

ALTIN UĞRUNA ZORLU YAŞAM
La Rinconada ekonomisi büyük ölçüde altın madenciliğine dayanıyor. Bölgede yürütülen madencilik faaliyetleri, şehre ekonomik hareketlilik kazandırsa da ciddi çevre ve sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Özellikle altının işlenmesinde kullanılan cıva nedeniyle çevre kirliliği ve sağlık riskleri uzun süredir uzmanların dikkat çektiği konular arasında yer alıyor.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen La Rinconada, dünyanın en sıra dışı yerleşimlerinden biri olmayı sürdürüyor. Düşük oksijen seviyesi, sert iklim koşulları, cıva kirliliği ve yetersiz altyapıya rağmen binlerce kişi, And Dağları’nın zirvesine yakın bu şehirde yaşamını sürdürmeye devam ediyor.