Ankara’dan soğuk haber: Memur ve emekli zammında tablo netleşti

TÜİK tarafından açıklanan resmî verilere göre; Ocak, Şubat ve Mart aylarındaki %10,04’lük kümülatif artışa, nisan ayının %4,18’lik enflasyon verisi eklendi. Böylece 4 aylık kümülatif enflasyon farkı %14,64 olarak kesinleşti. Bu oran, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına doğrudan yansıyacak yasal hak olarak kayıtlara geçti.

MEMUR VE MEMUR EMEKLİSİ ENFLASYONUN ALTINDA KALDI 

Mevcut toplu sözleşme hükümleri nedeniyle çalışan memurlar ve memur emeklileri için durum farklılık gösteriyor.

Türkiye Gazetesi yazarı SGK uzmanı İsa Karakaş’ın aktardığı verilere göre, memur ve memur emeklilerinin 4 aylık güncelleme oranı %10,51’de kaldı. Bu tablo, memur ve emeklisinin mevcut enflasyon verisinin %4,13 oranında altında bir artışla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Memur emeklileri, 2023 yılının temmuz ayından bu yana kendilerine yöneltilen seyyanen zam beklentilerinin karşılanmamasından kaynaklı mağduriyeti dile getiriyor.

TEMMUZ AYI İÇİN MASADAKİ SENARYOLAR NELER?

Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi tahminlerine göre, mayıs ayında %1,89 ve haziran ayında %1,52 enflasyon gerçekleşmesi durumunda, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz zammı %18,58 seviyesine ulaşabilecek.

Mayıs ve haziran aylarında enflasyonun %1,50 oranında gelmesi halinde ise kümülatif artış %18,10 olacak. Ekonomik parametreler ve dış faktörler doğrultusunda yapılan hesaplamalara göre, temmuz zammının %17,5 ile %19,5 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Ancak toplu sözleşme şartları gereği, memur ve memur emeklilerinin alacağı artış bu oranların en az %4 altında kalacak.

ANKARA KULİSLERİNDE SOĞUK RÜZGARLAR ESİYOR 

SGK uzmanı İsa Karakaş’ın Ankara kulislerinden aktardığı bilgilere göre, ekonomi yönetiminin uyguladığı enflasyonla mücadele programı ve sıkılaşma tedbirleri nedeniyle memur emeklilerine yönelik herhangi bir ek refah payı ya da seyyanen artış planlanmıyor.

Masada sadece kanunen zorunlu olan enflasyon farkı güncellemesi yer alırken, kulislerden gelen sinyaller ek bir düzenlemenin gündemde olmadığını gösteriyor.

Author: Yusuf Arslan