T24 Dış Haberler
Kuşlarda mastürbasyonun esaret kaynaklı stresin sonucu olmadığı, aksine doğal ve sağlıklı bir davranış olduğu ortaya çıktı.
The Guardian’ın aktardığına göre, papağanlar başta olmak üzere farklı kuş türlerinde gözlemlenen cinsel davranışlara ilişkin yeni araştırma, kuş sahiplerine bu davranışın cezalandırılmaması ya da engellenmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Araştırmacılar, kuşlarda mastürbasyonun daha önce çoğunlukla esaret koşullarına bağlı stresle ilişkilendirildiğini, ancak yeni bulguların bunun doğal davranış repertuvarının bir parçası olduğunu gösterdiğini bildirdi. Çalışmaya göre söz konusu davranış, kafes ortamındaki kuşlardan çok doğadaki kuşlarda daha yaygın görülüyor.
University of Lancashire’dan evrimsel ekolog Dr. Chloe Heys, araştırmanın en önemli sonucunun mastürbasyonun esarete verilen olumsuz bir tepki olmadığını ortaya koyması olduğunu söyledi. Heys, bunun kuşlarda yaygın, doğal ve sağlıklı bir cinsel davranış olduğunu vurguladı.
Araştırma kapsamında kuş uzmanları, kuş yetiştiricileri, meraklıları ve çevrimiçi topluluklardan gelen gözlemler incelendi. Bilimsel literatürde daha önce yayımlanmış bilgilerle birlikte toplam 120 kuş türüne ilişkin veriler değerlendirildi.
Bulgulara göre mastürbasyon papağanlar, ördekler, hindiler ve tavuklar dahil birçok türde görülüyor. Gözlemler erkek kuşlarda biraz daha fazla bildirilse de dişi kuşlarda da bu davranışa rastlanıyor.
Araştırmada erkek kuşların genellikle tünek, oyuncak, dal ya da sahiplerinin eli, ayağı veya omzu gibi yüzeylere sürtünerek bu davranışı sergilediği; dişi kuşların ise kuyruklarını kaldırarak uygun nesnelere yaslandığı belirtildi. Bazı vakalarda kanat çırpma ve normalde duyulmayan ses çıkarma davranışlarının da görülebildiği aktarıldı.
Uzmanlara göre kuş sahipleri bu davranışı gördüklerinde çoğu zaman hayvanın kendisine zarar verebileceğinden endişelenerek veterinere başvuruyor. Bazı durumlarda veterinerlerin de tüneği ya da oyuncakları kaldırma, kuşa belirli bölgelerden dokunmama gibi önerilerde bulunduğu ifade edildi.
Araştırmacılar ise bu tür müdahalelerin çoğu vakada gereksiz olduğunu, hatta kuşlara zarar verebileceğini belirtti. Heys, davranışın ancak kronik bir sağlık sorununa, örneğin prolapsus gibi ciddi bir probleme yol açması halinde müdahale edilmesi gerektiğini, bunun da vakaların çok küçük bir bölümünü oluşturduğunu söyledi.
Çalışmada, bazı ağır vakalarda kuşlara ilaç ya da hormon tedavisi uygulandığı, hatta cinsel davranışı tamamen ortadan kaldırmak amacıyla cerrahi müdahalelere başvurulduğu da belirtildi. Araştırmacılar, bu tür uygulamaların hayvan refahı açısından ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çekti.
Araştırmaya dahil olmayan University of Lancashire’dan veteriner Dr. Ana Basto, çalışmanın veterinerlerin kuş sahiplerine daha doğru tavsiyeler vermesine yardımcı olacağını söyledi.
Oxford Üniversitesi’nden evrimsel biyolog ve araştırmanın ortak yazarı Dr. Matilda Brindle ise çalışmanın, hayvanlar aleminde üreme amacı taşımayan cinsel davranışların yaygınlığına ilişkin bilimsel literatüre katkı sunduğunu belirtti.
Brindle, özellikle doğadaki kuşlarda bu davranışın esaret altındaki kuşlardan daha sık görülmesinin, kuş refahı açısından önemli sonuçları olduğunu ifade etti.
Araştırmacılara göre kuş sahiplerine bu davranışı cezalandırmaları ya da bastırmaları yönündeki geleneksel tavsiyeler yeniden gözden geçirilmeli.
