Yapay zekâ sistemleri, modern yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelerek gündelik pratiklerimize derinlemesine nüfuz etti. Türkiye’deki kullanıcıların da bu teknolojiyi aktif şekilde benimsediği bir dönemde, ülkemizin yapay zekâya bakış açısını mercek altına alan Bosch Tech Compass 2026 araştırması kamuoyuyla paylaşıldı.
Türkiye’nin ilk kez dahil edildiği bu kapsamlı çalışma, toplumun teknolojik dönüşüme karşı tutumunu çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Araştırma, ülkemizdeki kullanıcıların yapay zekâ konusundaki fikirlerini gözler önüne seriyor. Çalışmaya farklı ülkelerden 11.000’den fazla kişi katılım gösterdi ve katılımcıların daha önce hiç olmadığı kadar yapay zekâya olumlu baktığı görüldü.
Katılımcıların büyük bir çoğunluğu, yapay zekânın önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olacağına ve toplum üzerinde tüm teknolojiler arasında en olumlu etkiyi yaratacağına inanıyor. Dünya çapındaki katılımcıların yarısından fazlası yapay zekânın getirdiği değişimlere hazır olduğunu belirtirken, Türkiye’de bu oran yüzde 73 ile global ortalamanın (yüzde 56) üzerine çıkıyor.
İLERLEME YORGUNLUĞU
webtekno.com’da yer alan habere göre, bununla birlikte, belirli bir “ilerleme yorgunluğuna” dair işaretler de var: Hem Türkiye’de hem de dünyada katılımcıların çoğunluğu, teknolojik ilerlemenin sonuçları daha iyi anlaşılana kadar yavaşlatılması gerektiğini düşünüyor. Araştırmadaki bu iki bulgu, Türkiye’de katılımcıların “temkinli bir iyimserlik” sergilediğini ortaya koyuyor.
BEKLENTİ: GÜVENLİ ÇÖZÜMLER
Araştırma; insanların teknolojiden öncelikli beklentisinin, günlük hayatını kolaylaştıran güvenli çözümler sunması olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar önümüzdeki beş yılda inovasyonun en çok kişisel sağlık teknolojileri (yüzde 45), sürdürülebilir yaşam çözümleri (yüzde 40) ve gizlilik/güvenlik (yüzde 33) alanlarında gerekli olduğuna inanıyor. Hayatı kolaylaştıran çözümlere yönelik bu beklenti, geleceğin mobilite çözümlerinde de güçlü bir şekilde kendini gösteriyor.
Örneğin, Türkiye’de katılımcıların yüzde 28’i “otonom sürüş”ün en etkili teknolojilerden biri olacağını düşünüyor; bu oran küresel ortalamanın oldukça üzerinde. Ayrıca katılımcıların yüzde 12’si “hava taksileri”ni geleceğin mobilite çözümleri arasında görüyor. Bu oran globalde sadece yüzde 6.
YÜZDE 52 BAŞKA BİR GEZEGENDE YAŞAMAK İSTİYOR
Türkiye’de her 4 kişiden 3’ü (yüzde 78) teknolojiyle ilgilenmekten ve nasıl çalıştığını anlamaktan keyif aldığını belirtiyor. Teknolojiye olan bu ilgi, günümüzdeki pratik uygulamaların ötesine geçerek, bilim kurgu filmlerini andıran fütüristik senaryoları bile kapsıyor. Başka bir gezegende yaşamaktan beyin-internet bağlantısı gibi konularda Türkiye küresel ortalamanın çok üzerinde bir merak ve açıklık sergiliyor. “Başka bir gezegende yaşayacak ilk insanlar arasında yer almak için gönüllü olur muydunuz?” sorusuna Türkiye’deki katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 52) olumlu yanıt veriyor. “Beyninizin internete doğrudan bağlanmasına izin verir miydiniz?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 42’si olumlu yaklaşıyor.