Gazeteci Ardan Zentürk, Youtube kanalından paylaştığı videoda ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyaretini değerlendirdi.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın bir numaralı ekonomisi konumunda olduğunu belirten Zentürk, Çin’in ABD’ye yetişmeye çalıştığını, iki ülke arasında ticaret savaşının henüz yatışmamış durumda olduğunu hatırlattı. Zentürk, Çin ve ABD’nin bir pazarlık içinde olduğunu, İsrail’in de bu pazarlıktan endişe duyduğunu söyledi.
Tayvan gibi çok ciddi bir sorunun hâlâ masada olduğunu hatırlatan Zentürk, “Ancak Trump bu kez Çin’e istediği kadar güçlü bir pozisyonla gidemedi. Bunun en büyük nedeni Tahran’dı. İran’la ilişkileri daha da sıkılaştırmış, İran’ı köşeye sıkıştırmış bir halde gitmek isterdi ama bu olmadı. Şimdi bütün dünyanın gözü bu çok katmanlı pazarlıkta. Birçok konu aynı anda masada” sözlerini sarf etti.
‘İSRAİL, ÇİN VE ABD PAZARLIĞINDAN ENDİŞE DUYUYOR’
Çin’den gelen akademisyenlerle bir konferansta bir araya geldiğinden bahseden Zentürk, “Onlara göre İran meselesi Çin için hayati önemde değil; ancak genel bir pazarlık konusu. İsrail de bu pazarlıktan endişe duyuyor. Çünkü Amerikan Başkanı, yaralı bir kuş gibi oraya gitti. Gerçi Amerika’dan ayrılmadan önce yaptığı açıklamada “İran konusunda barışçı ya da savaşçı, kimsenin yardımına ihtiyacım yok, bu işi ben çözerim” dese de, sonuçta İran’la açık ilişkisi olan ve sesini duyurabilecek en güçlü aktör Çin. Trump bunu çok iyi biliyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Körfez ülkeleriyle çok sıkı bağları var: enerji ticareti, tedarik zincirleri, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt… Bu zengin Arap devletlerinin Çin’le diplomasisi sürüyor ve yönü net: İran’la barışın sağlanması. Çin lideri Xi Jinping ile ilişkileri de bu çerçevede. Fakat Çin’in de söyleyecek sözü var: Özerk demokrasi olarak tanımladığı Tayvan’ın statüsü. Çin açık ve net bir teklif sunuyor: “İran meselesinden seni kurtarırım, ekonomi konusunda da çok güzel çalışırız.” Trump da bunu biliyor” ifadelerini kullandı.
‘TRUMP NVDİA’NIN İŞLERİNİ BİLE YUMUŞATTI’
Trump’ın Nvidia’nın başkanı dâhil bütün milyarder oligarkları yanına alıp Çin’e gittiğinden bahseden Zentürk, “Bir dönem Amerikan kanunlarıyla Çin’e ambargo uygulanan Nvidia’nın işlerini bile yumuşattı. Mesajı şu: “Ben önce Amerika diyorum ama seninle, Amerika’nın çıkarları doğrultusunda çalışmak istiyorum. Gel birlikte çalışalım.
Eğer Çin, İran meselesini bir şekilde çözerse iki kritik konu çok ciddi riske girecek. Birincisi Tayvan’ın akıbeti belirsizleşecek. İkincisi İsrail, günlerdir kendi medyasında “Trump bizi satar mı?” tartışmasını alevlendiriyor. Trump’ın Çin ziyaretinden sonra verdiği görüntü ise net: “Gerekirse vururum ama İran’ı vurmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.
‘TRUMP’IN KARŞISINDA 2017’DEKİ ÇİN YOK’
Trump’ın Çin’e gitmesini çok önemli bir buluşma olarak nitelendiren Zentürk, “Ancak Trump’ın karşısında 2017’deki Çin yok. O dönemde Çin henüz iç pazar derinliğini oluşturmamıştı; yüksek ihracat odaklı bir ekonomiydi ve Trump işleri idare edebilmişti. Şimdi ise Çin, son 10 yılda çok güçlü bir orta sınıf yarattı. Bu orta sınıfın alım ve yatırım gücüyle devasa bir iç pazar derinliği oluştu.
Artık Çin’i sadece “tedarik zincirinin merkezi” olarak görmek yanlış. Kendi içinde derinleşmiş, güçlü bir pazara sahip. Amerika’ya ihracatı yüzde 20 düşmüş olsa bile umurunda değil; yüzde 40 düşse de ekonomi kendi içinde dönüyor.
‘TRUMP KİMİ FEDA EDECEK?’
Yeni pazarlar bulma gücüne sahip. Yerel yönetimlerin borçları ve yaşlanan ekonomi gibi sorunları olsa da, 10 yıl önceki Çin’den eser yok. Robotik ve teknolojide rakiplerini geride bırakmış, kendini sürekli yeniliyor.Trump artık 3 aşağı 5 yukarı tanınıyor. Çıkarının olduğu yerde kimseyi tanımıyor. Tayvan’ı mı feda edecek, İran’ı mı, İsrail’i mi? Hep birlikte izleyeceğiz” dedi.