Ticaret dünyasında yaşanan fırsatçılık ve plansızlık sorunlarını değerlendiren ATO Başkanı Gürsel Baran, sektörün “A’dan Z’ye” yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Baran’a göre, dürüst tüccarı korumak ve ekonomideki verimliliği artırmak için sadece denetim yetmiyor; köklü bir sistem değişikliği gerekiyor.

“İŞ YERİ AÇMAK ARTIK BİR TESTE TABİ OLMALI”
Gürsel Baran, her önüne gelenin her sektörde dilediği gibi iş yeri açmasının piyasada haksız rekabete yol açtığını belirtti. Baran, işletme kuracaklar için şu kriterlerin zorunlu olması gerektiğini savundu:
Sermaye ve Kapasite Analizi: İşletmenin sermaye gücü ile hedeflediği iş hacmi uyumlu mu?
İhtiyaç Planlaması: O bölgede aynı işi yapan kaç işletme var? O semtin o hizmete ihtiyacı var mı?
Donanım ve Bilgi: İş sahibinin teknik yetkinliği ve bilgi birikimi o sektör için yeterli mi?
Baran, bu planlamanın “ruhsat planlaması” ile hayata geçirilmesi gerektiğini ve bu sayede kaynakların israf edilmeyeceğini ifade etti.
“TİCARETİN ANAYASASI YENİDEN YAZILMALI”
Fahiş fiyat ve stokçuluk gibi sorunların günlük cezalarla çözülemeyeceğini belirten ATO Başkanı, “Ticari ilişkileri; perakendeden hal yasasına, çek kanunundan aracılık hizmetlerine kadar her boyutuyla düzenleyecek yeni bir ticaret anayasasına ihtiyacımız var” dedi. Baran, bu anayasal kurallara uymayanların ticaret yapmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
VERGİ AFLARI TİCARİ AHLAKI ZAYIFLATIYOR
Vergi aflarının, yükümlülüklerini zamanında yerine getiren dürüst tüccarı cezalandırdığını ifade eden Baran, bu durumun ticari ahlakı zayıflattığını dile getirdi. Kalıcı çözüm için şu önerilerde bulundu:
Vergi oranlarının düşürülmesi: Yüksek vergi oranlarının kayıt dışılığı artırdığına dikkat çekerek, oranların düşürülüp tabana yayılması gerektiğini belirtti.
Düzenli ödeyenlere ayrıcalık: İhracatçılar ve yıllardır vergisini aksatmayan dürüst iş insanlarına, yeşil pasaport gibi kolaylıklar sağlanarak ödüllendirme sistemine geçilmesi çağrısında bulundu.
“ENFLASYON VE BANKA BAĞIMLILIĞI İŞLETMELERİ ÇÜRÜTÜYOR”
Yaşanan sorunların temelinde yüksek enflasyonun yattığını hatırlatan Baran, işletmelerin kazançlarını işlerini büyütmek yerine gayrimenkul ve lüks tüketime yatırmasının, onları sürekli banka kredisine bağımlı kıldığını belirtti.
Bu durumun hem sermaye birikimini engellediğini hem de piyasada kırılganlık yarattığını ifade eden Baran, ticaretin sağlıklı bir yapıya kavuşması için sermaye-iş hacmi dengesinin korunmasının hayati öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.