Türkiye ile İngiltere arasında 23 Nisan’da imzalanan stratejik çerçeve belgesinin ardından Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Yunanistan ile stratejik ortaklık anlaşması yapılacağını açıklaması Doğu Akdeniz başta olmak üzere Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin dengelerinin nasıl değiştirdiği sorusunu akla getirdi. Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Poyraz Gürson Avrupa’nın yeniden yapılandığına dikkat çekerek “ Güvenliğini ABD’ye emanet etmiş bir Avrupa’nın etkinliğinin olmayacağı anlaşıldı yıllar içinde. Fransa, Avrupa’nın yeni lider ülkesi konumuna gelmek istiyor. Küresel çıkarları için Türkiye ile İngiltere stratejik iş birliği çerçeve anlaşması imzalayınca kendince hamle yaptı” dedi.
Türkiye’de Temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi öncesi atılan adımların dikkat çekici ve anlamlı olduğunu kaydeden Gürson, şunları ifade etti:
“İngiltere önümüzdeki günlerde Türkiye’nin jeopolitik konumunun önemini gördüğü için bu adımı attı. Türkiye’nin Çin ve Rusya’ya karşı ABD ve kendisiyle birlikte hareket etmesini istediğini gözler önüne serdi. Diğer yandan Yunanistan’ın ise Rusya ile önümüzdeki günlerde önemli sorunlar yaşayacağını söyleyebiliriz. Bunun da nedeni ABD ile bölgedeki yaptığı hamlelerden rahatsızlık duyması. Bu anlamda Rusya ile ilişkilerini dengeli götürmeyi başaran Türkiye karmaşık denklemde Rusya ile ilişkilerini konumunun verdiği önemi de kullanarak dengeli götürdü. Bu da Türkiye’yi, içinde bulunduğu bölgede daha önemli konuma taşıdı.”
İran ile ABD-İsrail savaşının sona ermesi ardından Türkiye’nin jeopolitik konumunun genişleyeceğini de dile getiren Gürson, “Türkiye Kuzey Afrika başta olmak üzere bu kıtada ilişkilerini olumlu yönde geliştirdi. Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler ile birlikte doğu- batı ekseni üzerinde konumun bölge ve dünya ülkelerine kabul ettirdi. Bundan sonra atacağı adımlarla kuzey- güney ekseninde etkisini arttırmak. Mısır ile ilişkilerini geliştiren bir Türkiye’nin KKTC’yi dünyada tanınır noktaya getirmesi söz konusu olur. Böylelikle Türkiye kuzey -güney ekseninde de jeopolitik konumunu oturtmuş olacaktır” diye konuştu.
Küresel merkez ülke konumunu sağlamlaştıran bir Türkiye’nin İtalya ve İspanya ile birlikte Avrupa’nın geleceğinde önemli bir rol alacağını anlatan Gürson, değerlendirmelerini şöyle tamamladı;
“Türkiye merkezdeki konumu ve istikrarlı bir barış adası pozisyonu ile önümüzde sertleşecek olan küresel rekabette de önem kazanıyor. Zengezur koridoru yine bu anlamda doğu ile Londra’yı birbirine bağlayan koridor olması açısından önemli. Bu konumda olan bir Türkiye askeri açıdan, ekonomik açıdan, enerji geçişi ve güvenliği açısından her anlamda yeniden yapılanan Avrupa için önemli olacak. Avrupa için askeri ve jeopolitik açıdan önemli olan bir Türkiye ile İsrail de savaşmaz”