Avrupalı olmayan lider cesur konuştu: Carney Trump’a fena “dokundurdu”

Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nin Ermenistan’ın başkenti Erivan’da toplanması, bu küçük ülkenin Rusya’nın etki alanına girmemesi amacını taşıyor elbette. Bu haliyle zaten kışkırtıcı olan zirve, dolayısıyla Rusya ile Avrupa arasında süren gerginliğe eklenmiş yeni bir halkadır da.

Ama Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın liderliğinde toplanan zirveye bu kez ABD- Kanada gerginliği damga vurdu. Topluluk’un kuruluşundan bu yana düzenlediği sekizinci buluşma olan zirvede Avrupalı olmayan bir liderin, Kanada Başbakanı Mark Carney’in, katılmadığı halde gölgesi hissedilen ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik yüksek düzeyde “dokundurmaları” çok dikkat çekiciydi.

Zirveye Avrupa dışından katılan ilk lider olan Carney, Trump sayesinde “yıldızı” daha da parlayan bir politikacı. Kapitalizmin “beşiği” sayılacak İngiltere ile ülkesi Kanada’nın merkez bankalarına başkanlık etmiş bir ekonomist. Dokuz ay önce Beyaz Saray’ı ziyaretinde Kanada’yı ABD’nin eyaleti yapma arzusunu dile getiren Trump’ı “Kanada satılık değil, asla da olmayacak” diyerek terslemesiyle takdir toplamıştı.

Aynı tutumunu sürdürdüğü görülen Carney, Erivan Zirvesi’nde adını anmadan Trump’a “had bildiren” laflar etti. Birçok Avrupalı liderin asla söyleyemedikleri ama duymaktan çok hoşnut oldukları konuşmasında Carney “kurallara dayalı düzeni, ittifakları, güvenilir ortakları” övdükten sonra “Avrupa, iş ilişkilerine dayalı, dar görüşlü, acımasız bir dünyaya boyun eğmeyecek” diyerek “işadamı” Trump’ı fena iğneledi. Carney, Avrupa’nın, yeni bir uluslararası düzenin inşa edileceği bir üs olabileceğini de vurguladı. Düpedüz Amerikan liderliği devrinin sona erdiğine dair keskin bir imadır bu sözler.

Bu ifadeler ile AB üyesi olmayan Kanada’nın bir Avrupa siyasi toplantısına katılmasını bir arada düşünün. Çok ciddi bir anlamı var bunun. “Uluslararası düzenin yeniden inşa edileceğine dair güçlü bir inancım var, bu yeniden inşa Avrupa’dan hareketle gerçekleşecek” diyerek burnunun dibindeki ABD’ye mesafe koyuyor Corney. Bunu da bir Avrupa zirvesinde dile getiriyor. Katılımının önemi burada. Şu sözleri de dikkate değer:

“Sadece kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmadaki değerlerimizin gücünü değil, aynı zamanda gücümüzün değerini de ortaya koyuyoruz. Dünya birçok boyutta bir kırılma yaşıyor Entegrasyon bazıları tarafından bir silah olarak kullanılıyor, kurallar hegemonyaları sınırlamıyor.”

Trump’a yönelik hayli mesaj var bu sözlerde.

Corney neden bu kadar öfkeli? Tabii ki Trump’ın birkaç kez Kanada’yı ABD’ye baglama niyetini pervasızca dile getirmesi öncelikle. Trump’ın bu densizliğinden sonra Kanada ABD’ye karşı son derece mesafeli tutumlar almaya başladı. Örneğin Carney, ülkesinin Washington’un İran’a yönelik savaşına verdiği ilk desteğin, Trump’ın hedeflerini daha net bir şekilde anladıktan sonra zayıfladığını söyledi. Carney, BM’ye danışılmaması, uluslararası hukukun ihlal edilme olasılığı konusunda endişelerini dile getirmişti. Bu tutum değişikliği, kırılgan bir ateşkesin hüküm sürdüğü, nükleer müzakerelerin başlamasından önce Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılıp açılmayacağına dair ABD ile İran arasında çözülmemiş anlaşmazlıkların olduğu bir dönemde gerçekleşiyor, zamanlama ilginç yani.

Erivan Zirvesi de Trump’ın Almanya’dan 5 binden fazla askerin çekileceğini duyurmasının ardından toplandı. Dolayısıyla Carney, NATO’nun geleceği konusunda endişelendikleri bir sırada Avrupalılara, “yaşlı kıtaları”nın “yeni uluslararası düzen” kurabileceği inancını aşılamış oldu az da olsa.

Şu bir gerçek; bu liberal ekonomist Avrupalı liderlerden daha cesur, daha sivri dilli çıkarak Trump’la dişediş mücadele verecek bir lider tipi çizmiş oldu.

Trump’ı daha da fazla çıldırtacak gibi de görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir