Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının 6’ncı yıl dönümü koleksiyon bir eserle taçlandı: ‘Fethin mührü: Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi’

Ayasofyanin yeniden ibadete acilmasinin 6nci yil donumu koleksiyon bir eserle taclandi fethin muhru ayasofya i sMOqbXBR.jpg

HABER MERKEZİ- Demirören Yayınları, Ayasofya’nın asırlara yayılan görkemini, “Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi” isimli bir eserle taçlandırdı. Gravür ve minyatürlerle zenginleştirilen görsel yönü kuvvetli bu eser, caminin ibadete açılışının 6’ncı yıl dönümünde sanatseverlerle buluştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise eserin takdim metnini yazdı.

KUTLU FETHİN ZAFER NİŞANESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi” adlı koleksiyon özel eserinin takdimini kaleme alırken şu ifadeleri kullandı:

BÜYÜK ZAFERİN REMZİ

“İstanbul’un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş bir mâbed olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. Feth-i Mübîn’den önce harap ve bitap halde olan bu eser, 29 Mayıs 1453’te Fatih Sultan Mehmet Han ve muzaffer ordusunun İstanbul’u almasıyla birlikte kısa zamanda ihya edilerek, İslam’ın manevi sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı eserlerinden biri hâline gelmiştir.

İNSANLIĞIN MÜŞTEREK MİRASI

Tarihî hakikatler açıkça göstermektedir ki; 1204 yılında gerçekleşen IV. Haçlı saldırıları sırasında Ayasofya büyük bir tahribata uğramış; pek çok kıymetli eser yağmalanarak farklı coğrafyalara taşınmıştır. Buna mukabil Osmanlı medeniyeti, Ayasofya’ya bir emanet şuuru ve vakıf hassasiyetiyle yaklaşmış; bu kadim mabedi asırlar boyunca ihya etmiş, korumuş ve gelecek nesillere ulaştırmıştır. Başta Mimar Sinan olmak üzere, devrin büyük mimarları tarafından güçlendirilen yapı, depremlere karşı tahkim edilmiş; ilâve edilen unsurlarla İslâmî kimliği daha da belirgin hâle getirilmiş, bu suretle insanlığın müşterek mirasına da hürmetle yaklaşılmıştır. Asırlar boyunca Bizans devrine ait mozaiklerin muhafaza edilmesi, Osmanlı’nın medeniyet tasavvurunu, adalet anlayışını ve kültürel emanet bilincini yansıtan müstesna bir örnek olmuştur.

TARİHİ MESULİYET

Ayasofya-i Kebîr Camii yalnızca bir ibadet mekânı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir. Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli işaretidir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı bilinç ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihî bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz.

86 YILLIK HİCRAN

Kutlu fethin zafer nişanesi olan Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi, İstanbul’un siluetinde bütün ihtişamıyla yükselmeye ve dünya kültür mirası içerisindeki müstesna mevkiini muhafaza etmeye inşallah devam edecektir. Elinizdeki eser; Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimarî zarafetini, manevi derinliğini gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlanmıştır. 24 Temmuz 2020’de, 86 yıllık hicranın ardından yeniden aslî hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süsleyeceğine; insanlığın ortak vicdanı ve kültürel hafızasına ışık tutmayı sürdüreceğine gönülden inanıyorum.”

TARİHSEL YOLCULUK

Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören’in de bir sunuş yazısının yer aldığı eser; bilimsel kaynakları, özgün fotoğrafları, tarihi gravürleri ve zengin arşiv belgeleriyle dikkat çekiyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde hazırlanan seçkin eser; Ayasofya’nın Bizans döneminden Osmanlı’ya, Cumhuriyet döneminden günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu mimari, sanat tarihi ve kültürel miras perspektifiyle ele alıyor.

NASIL AYAKTA KALDI?

Alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getirilen çalışmada; Ayasofya’nın eşsiz mimarisi, kubbe yapısı, mozaikleri, geçirdiği restorasyon süreçleri ile yüzyıllar boyunca şekillenen kültürel ve manevi birikimi ayrıntılı biçimde inceleniyor.

6’NCI YILA ÖZEL

Metinleri Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan eserde, Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’un fethiyle Ayasofya’yı camiye dönüştürmesi yer alırken, 24 Temmuz 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yeniden ibadete açılması, yakın tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.

BUGÜN RAFLARDA

Koleksiyon eser, bugün itibarıyla online satış platformları ile seçkin kitabevlerinin raflarında yerini aldı.

yok

Author: Yusuf Arslan