Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar TV ekranlarında gündemdeki “mutlak butlan” davası ve ekonomi yönetimine dair kritik açıklamalarda bulundu. Siyasi nitelikli davalarda kararların büyük ölçüde siyasi talimatlarla alındığını savunan Babacan, hakim ve savcılar üzerinde “sürgün” gibi yöntemlerle baskı kurulduğunu iddia etti.
Babacan, “CHP ile ilgili kararın ne olacağını aslında mahkeme değil, siyasi irade belirliyor. Cumhurbaşkanı bu süreci izleyerek AK Parti içindeki dengeleri ve kamplaşmaları görmek istiyor olabilir,” ifadelerini kullandı.
Ekonominin hukuktan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Babacan, Merkez Bankası rezervlerindeki ani düşüşlere dikkat çekti. Bir ay içerisinde yaklaşık 50 milyar dolarlık bir erime yaşandığını ifade eden Babacan, bu durumun finans çevrelerine “çeşitli olaylar” (multiple events) şeklinde açıklandığını söyledi.
Babacan, dış gelişmelerin (İran savaşı vb.) rezerv kullanımında anlaşılabilir olduğunu ancak Türkiye’nin kendi içindeki hukuk dışı uygulamalar ve siyasi krizler nedeniyle bedel ödemesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun kurumların gücü üzerine yaptığı çalışmalara atıfta bulunan Babacan, Türkiye’nin mevcut yönetim sistemini şu sözlerle eleştirdi:
“Bir kişinin aklına gelen her şeyi yapabildiği, kurallara ve hukuka saygı duyulmayan bir ülkede ekonomik başarı imkansızdır. Türkiye’nin gücü, kurumlarının gücünün toplamından ibarettir.”
2018 yılından bu yana uygulanan politikaların enflasyonu düşürmediğini hatırlatan Babacan, tek haneli enflasyon hedefinin sürekli ertelendiğini belirtti. Sadece faiz artırımı ve vergi yüküyle enflasyonun düşmeyeceğini savunan Babacan, çözüm için şu reçeteyi sundu:
Tasarruf: Devletin harcamalarında mutlak bir tasarrufa gitmesi.
İhale Yasası: Kamu ihale yasasının Avrupa Birliği normlarına uygun şekilde baştan aşağı değiştirilmesi.
Sektörel Destek: Hazır giyim, beyaz eşya ve elektronik gibi ihracat odaklı sektörlere özel tedbirler uygulanması.
Babacan, maaş zamlarının baskılanmasıyla enflasyonun düşürülemeyeceğini, mevcut zihniyetle enflasyonun tekrar yükselme riski taşıdığını sözlerine ekledi.