İstanbul Pendik’te meydana gelen feci trafik kazasında 14 yaşındaki kızı Işıl Öykü Dinç’i toprağa veren acılı baba Yunus Dinç, Oğuzhan Uğur’un BabalaTV’deki programında hukuki sürecin nasıl manipüle edildiğini anlattı. Kızına çarpan aracın yüksek hızla kırmızı ışıkta geçtiğini ve çocuğunun tüm kemiklerinin kırılarak can verdiğini belirten Dinç, görgü tanıklarının direksiyonda bir kadın olduğunu söylemesine rağmen davada sanık olarak bir erkeğin yargılandığını aktarıldı.
Söz konusu erkek şahsın kazanın ertesi günü Maltepe Cezaevi’ne sevk edildiğini belirten baba Yunus Dinç, skandallar zincirini şu sözlerle anlattı:
“Kızımın katili olay yerindeki tanıkların kadın demesine rağmen benim kızımın davasında yargılanan bir erkek. Bu şahsa göre kızımı o öldürmüş.
Bu şahıs kızımın öldürülmesinin ertesi günü Maltepe Cezaevi’ne gönderildi. Bir gün sonra hükümet partisinin bir MKYK üyesini avukat olarak tutuyor. Bu avukatın dosyaya girmesiyle bir buçuk kilometre içerisindeki 15 mobese kamerası o gün çalışmıyormuş. Birer tanesi 360 derece panoromik kamera olmak üzere 5 kamera yer alıyor. Bu aracın içerisindeki kadın ve erkek, özel hastane yoğun bakım hemşireleri olmasına rağmen bu avukat şahıs bunlara devlet memuruymuş gibi işlem yaptırtıp memur suçları soruştuma bürosuna dosyayı taşıyor. Üç günde üç savcı değişiyor.
Bu değişiklikten sonra memur suçları soruşturma bürosunun savcısı tarafından iddianame bir günde tamamlanıyor. Ne tanık ifadesi, ne sanık ifadesi ne delil toplama ihtiyacı hissetmiyor. O iddianamenin ertesi gününün sabahında da mahkememizin mevcut hakimi bu iddianameyi onaylayıp kızımın katilini dışarı çıkartıyor”
Sorumluların şu anda tutuksuz olarak yargılandığını ve mahkemeye sundukları olay yeri keşif taleplerinin de peş peşe reddedildiğini aktaran acılı baba Yunus Dinç, yaşanan bu adaletsizliğe sert tepki göstererek, “Biz aile olarak buna kaza demiyoruz, bu açıkça bir cinayettir” ifadeleriyle adalet arayışını sürdüreceğini belirtti.