DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu’nun da aralarında bulunduğu heyet, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun yarın Almanya’nın Köln kentinde düzenleyeceği “Bir Ol” festivalinin resepsiyonuna katıldı.
Burada konuşan Bakırhan, Türkiye’de muhalefetin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Kendisine güvenenler sandıkta yarışır, sandıktan çıkmaya çalışır. Halktan rıza alamayanlar ise başka yol ve yöntemlere başvurur. Türkiye’deki mevcut zemin bizler açısından önemli bir gelecek vaat ediyor” dedi.

CHP’nin kurultay sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, demokratik bir zeminde örgütlenmiş bir kurultay iradesinin korunması gerektiğini ifade etti.
Kendisine güvenenler sandıkta yarışır, sandıktan çıkmaya çalışır. İşte halktan rıza alamayanlar başka yol ve yöntemlere başvururlar. Dolayısıyla Türkiye’deki zemin bizler için aslında çok önemli bir gelecek vaat ediyor.
CHP’nin kurultay iradesiyle demokratik bir zeminde örgütlenmesini bekliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni ziyaret ettik. Sayın Özgür Özel’i siz de takip ettiniz. Orada da dile getirdiğimiz çok önemli bir şey var. Hepimiz bunun bir bölme, bunun bir parçalama siyaseti olduğunu, bunun muhalefeti etkisizleştirme amacı taşıdığını zaten belirtiyoruz. Bu konuda sanırım ortaklaşıyoruz. Ama ortaklaşmamız gereken bir nokta daha var. Cumhuriyet Halk Partisi bu bilinen, görünen, gelinen ve yapılan süreç karşısında bütünlüklü olarak çıkmalı. Sosyalistlerin, Kürtlerin, Alevilerin savunması gereken budur. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir kurultay iradesiyle demokratik bir zeminde demokratik bir şekilde örgütlenerek yapılacak bir kurultay ile bu süreçten başarıyla çıkması gerektiğini belirtiyoruz ve bunu savunuyoruz. Evet, ne olduğunu hepimiz birlikte görüyoruz.
Muhalefetin yapması gereken birlik içinde olmaktır. Muhalefetin yapması gereken tek şey Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmeden, parçalamadan bu süreçten birlik ve bütünlük içerisinde çıkmasını savunmaktır. Biz bunu savunuyoruz. Sistemin baskıları karşısında böyle durulur. Bölünmek ve parçalanmak en kolayıdır. Kürt hareketi bugüne kadar çok badireler yaşadı. Ama siz de 50 yıldır görüyorsunuz bölünmedi. Bölünmediği için müzakere masası kuruldu. Sistemin oyunlarına gelmediği için bugün müzakere masası kuruldu. Bugün Kürt meselesi tartışılıyor. Kürt hareketi bölünüp parçalansaydı, Sayın Öcalan’la bir müzakere yürütülmezdi. Dolayısıyla hem dünya deneyimlerinden, hem ülkemizde Mahirlerden, Denizlerden, İbrahimlerden günümüze kadar gelen mücadele deneyimlerinden büyük dersler çıkarmamız gerekiyor.
Bu sistemi alt etmenin yolu omuz omuza birlikte mücadele etmekten geçer. Bunu başaracağımıza inanıyorum. Bu konuda çok önemli tecrübelerimiz var. Şimdi şapkamızı önümüze koyup yapmamız gereken kim daha ak kim daha pak tartışması yerine, bu süreçten birlikte güçlü bir şekilde nasıl çıkabileceğimizin tartışmasını yürütmektir. Bunun formülü bizde yok. Bunu beraber tartışacağız. Bunu beraber bulacağız ve beraber yol alacağımıza da inanıyorum.
