Küresel ticaretin en kritik deniz arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki askeri ablukalar ve tırmanan bölgesel gerilimler, enerji piyasalarının ardından geleneksel gıda zincirini de doğrudan etkilemeye başladı.
İnce hamur katmanları, şerbeti ve iç harcıyla hassas bir küresel tedarik ağına bağımlı olan baklava üretimi, ham madde krizinin eşiğine geldi. İran menşeli fıstık, safran ve kuru üzüm sevkiyatlarının durması nedeniyle maliyetler fırlarken, uzmanlar lojistik krizin sürmesi halinde Körfez ülkelerinde bir dilim baklavanın fiyatının kısa sürede yüzde 10 ila 20 arasında yükselebileceği uyarısında bulunuyor.

ÖNCEDEN YAPILAN STOKLAR ZAMMI ŞİMDİLİK FRENLEDİ
BBC Arapça’nın Dubai, Şarika, Acman ve Abu Dabi’de çok sayıda şubesi bulunan tatlı üreticisi Saif ile gerçekleştirdiği röportaj, krizin sahadaki boyutunu gözler önüne serdi. Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde hammaddeyi, özellikle de fıstığı yüklü miktarda depoladıkları için perakende fiyatları şimdilik sabit tuttuklarını belirten Saif, buna karşın ham madde toptan piyasasında dengelerin tamamen bozulduğunu aktardı.
Sektörde yaşanan fiyat hareketleri ve alternatif arayışları şu şekilde sıralanıyor:
İran Fıstığı (Kal)
İran’la bağlantılı lojistik güzergahlardaki tıkanıklıklar nedeniyle teslimat süreleri uzadı ve ürünün fiyatı toptancı pazarında yüzde 15 oranında arttı.
Fırsatçılık Eğilimi
Piyasada alternatif ürünler bulunmasına rağmen, bazı tüccarların krizi bahane ederek fiyatları yapay bir şekilde yüzde 10 ila 15 arasında yükselttiği saptandı.
İran Kuru Üzümü: Sevkiyat zorluklarından etkilenen bir diğer ürün olan kuru üzüm fiyatlarında yüzde 10’luk artış kaydedildi.
Antep ve Halep Fıstığı Dopingi
Pazarda İran fıstığının ikamesi olarak Suriye’nin Halep fıstığı ile Türkiye’nin Antep fıstığının hala erişilebilir olması, Körfez’deki ani fiyat patlamalarını sınırlayan en önemli tampon faktör oldu.
Dubai’deki safran satıcısı Ali ise 10 gram İran safranının piyasada 70 Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dirhemi (yaklaşık 865 TL) seviyesinde korunduğunu, bunun da geçmiş dönemden kalan 2 kilogramlık safran stokundan kaynaklandığını belirtti.
Safran fiyatlarının küresel petrol ve nakliye maliyetlerine göbekten bağlı olduğunu hatırlatan uzmanlar, taşımacılık operasyonlarındaki her aksamanın bu hassas piyasayı doğrudan kilitlediğini vurguluyor.
İRAN FISTIĞI DERNEĞİ: “ŞUBATTAN BERİ KÖRFEZ’E SEVKİYAT YAPAMIYORUZ”
İran Fıstığı Derneğinden Behruz Ağa, Hürmüz üzerinden yürütülen ihracatın durması nedeniyle İran fıstığının iç piyasada bollaştığı ve fiyatların düştüğü yönündeki iddiaları yalanladı. İran’ın yıllık fıstık üretiminin yaklaşık 220 bin ton olduğunu belirten Ağa, BAE’nin doğrudan bir tüketim pazarından ziyade bir “yeniden ihracat (re-export)” merkezi olduğunu ifade etti.
Resmi verilere göre İran fıstığının BAE pazarındaki hacmi ve lojistik takvimi şu verilerle tescillendi:
2023 Yılı İthalatı: 7 bin ton,
2024 Yılı İthalatı: 15 bin ton,
Geçen Yılın İlk 7 Ayı: 12 bin ton.
İran’dan BAE’ye yapılan son fıstık sevkiyatının, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının başladığı geçen şubat ayının sonundan önce gerçekleştirildiğini açıklayan Behruz Ağa, normal şartlarda her üç ayda bir Körfez’e gönderilen 4 ila 6 bin ton arasındaki fıstık arzının şubat-mayıs döneminde tamamen kesildiğini itiraf etti.
Analistler, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine sevkiyatın uzun süre durması halinde, BAE ve bölgesel pazarların kalıcı olarak Türk ve Suriye fıstığına yönelebileceğini, bunun da uzun vadede İran’ın Körfez pazarını tamamen kaybetmesiyle sonuçlanabileceğini öngörüyor.
KÜRESEL GIDA GÜVENLİĞİNE GÜBRE DARBESİ: FİYATLAR %80 FIRLADI
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz sadece lüks tüketim ve tatlı sektörünü değil, küresel tarım ve gıda güvenliğini de temelinden sarsıyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre; üre, potas, amonyak ve fosfat gibi dünya genelindeki toplam gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.
Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden biri olan Yara firmasının CEO’su, boğazdaki aksaklıkların gübre arzını baltaladığını belirterek, gübre kullanımının azalmasının özellikle yoksul ülkelerde tarımsal rekolteyi düşüreceği ve küresel gıda enflasyonunu patlatacağı uyarısında bulundu.
Krizin başlangıcından bu yana küresel gübre fiyatlarının yüzde 80 oranında fırlaması, yükselen nakliye ve üretim maliyetleri kanalıyla Körfez’deki ve dünyadaki tüm gıda ürünlerinin fiyatları üzerinde kalıcı bir baskı oluşturmaya devam ediyor.
