Arkeolojik kazılarda Antik Mısır mezarlarından çıkarılan bal kalıntılarının, binlerce yıl geçmesine rağmen neden hâlâ yenilebilir durumda olduğu sorusu sonunda bilimsel olarak açıklığa kavuştu. İşte detaylar…
Mısır mezarlarında bulunan bal kapları, “3 bin yıllık bal hâlâ yenilebilir mi?” sorusunu gündeme getiriyor. Antik Mısır’da yaygın olarak tüketilen balın, uygun koşullar altında binlerce yıl bozulmadan kalabildiği belirtiliyor.
Balın bu kadar uzun süre dayanmasının nedeni yalnızca eski çağlardan beri değerli bir besin olması değil. Kimyasal yapısı, mikroorganizmaların yaşaması ve çoğalması için son derece elverişsiz bir ortam oluşturuyor.
Balın bozulmamasındaki en önemli etkenlerden biri, içerdiği düşük su oranı olarak öne çıkıyor. Olgunlaşmış bir balın su içeriği genellikle yüzde 17 ile 20 arasında değişiyor.
Bu oran, bakterilerin ve mayaların çoğalmak için ihtiyaç duyduğu nem seviyesinin oldukça altında kalıyor. Ayrıca balın pH değeri 3,2 ile 4,5 arasında değiştiği için asidik bir yapıya sahip bulunuyor.
Bu asidik ortam, birçok mikroorganizmanın çoğalmasını zorlaştırıyor. Arıların bal üretimi sırasında eklediği glukoz oksidaz enzimi de, doğal bir antimikrobiyal madde olarak bilinen hidrojen peroksitin oluşumuna katkı sağlıyor.
YÜKSEK ŞEKER ORANI DOĞAL KORUMA KALKANI OLUYOR
Balın içerdiği yoğun şeker, mikroorganizmalara karşı doğal bir engel oluşturuyor. Bakteri veya maya gibi canlılar balın içine girdiğinde, osmoz nedeniyle su kaybediyor. Su kaybeden mikroorganizmalar ise çoğalamıyor ve yaşamlarını sürdürmekte zorlanıyor.
Bu mekanizma, tuzun eti korumasına benzer bir etki gösteriyor. Şeker yoğunluğunun yüksek olması nedeniyle bal, adeta kendi kendini koruyan bir gıda gibi davranıyor. Bu nedenle geçmiş dönemlerde bal yalnızca bir besin olarak değil, yaraların tedavisinde ve koruyucu amaçlarla da kullanılmıştır. Antik Mısır, Yunan ve Roma tıp metinlerinde balın yaralara uygulanmasından söz edilmesi de bu özelliğiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.
DOĞRU KOŞULLARDA BOZULMADAN KALABİLİR
Mısır mezarlarında bulunan bal kaplarıyla ilgili “hala yenilebilir durumdaydı” iddiası, popüler kültürde sık sık tekrarlanıyor. Ancak bu konuda anlatılanların bir bölümü sözlü aktarımlara dayanıyor.
Tutankhamun’un mezarını keşfeden Howard Carter’ın notlarında, doğrudan bal bulunduğuna ilişkin net bir kayıt yer almıyor. Ancak farklı Mısır mezarlarında bal kapları ve bal kalıntılarının tespit edildiği biliniyor. Balın binlerce yıl dayanabilmesi için nemden uzak, kapalı ve serin ortamlarda saklanması gerekiyor. Aksi halde kapağı açık kalan veya nem alan bal zamanla fermente olabilir.
Mısır mezarlarının kuru ve kapalı yapısı, balın uzun süre korunmasına yardımcı olmuş olabilir. Bal son derece dayanıklı bir gıda olsa da, binlerce yıl bozulmadan kalabilmesi doğrudan saklama koşullarına bağlı bulunuyor.