Gülistan Doku’nun hastaneye giriş görüntüleri olmasına rağmen hastane kaydı bulunamaması sonrası şüpheli olarak gözaltına alınan ve kayıtları sildiği/sildirdiği iddia edilen dönemin Başhekimi Çağdaş Özdemir’in ifadesi ortaya çıktı.
BAŞHEKİMİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in adliyedeki işlemleri sürerken; dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in ilk ifadesi ortaya çıktı.
Özdemir ‘in, Sonel’in oğlunu korumak adına o dönem Gülistan’ın hastane kayıtlarını sildirdiği iddia edilmişti.
Çağdaş Özdemir’in ifadesi şöyle:
“GÖREVİ YAPMAK İSTEMEDİĞİMİ SÖYLEDİM”
Üç yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de il sağlık müdürü olarak görev yapma sebebi sorulunca, “Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin Valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, ‘Sayın Valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum’ diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı” dedi.
“BENİM ÖYLE BİR YETKİM YOKTUR”
2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet hastanesinde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, Hastanede şirket çalışanı olarak 2 elemandan birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti.
Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu soruldu. Özdemir, “Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur” ifadelerini kullandı.
“SİLİNDİĞİNİ TAHMİN EDİYORUM”
Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e; Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi” de soruldu.
Bahse konu “POLNET” çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, “Bahse konu POLNET sisteminin Polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET’in de verileri hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır.” şeklinde konuştu.
“BEN İMZA ATMADIM”
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesinden “Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi” ile ilgili yazıya cevap olarak gönderilen belgede kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2029 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da dönemin başhekimi ve il sağlık müdürü Özdemir’e soruldu.
Özdemir, “Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur” dedi.
KAYITLARI SİLME TALİMATINI KİM VERDİ?
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda “Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi. Özdemir’e “Gülistan Doku’ nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?” sorusu yöneltildi.
“BENİM MADDİ YA DA MANEVİ BİR İHTİYACIM YOK”
Özdemir şu ifadeleri kullandı: “Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiçbir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen Bilgi İşlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim Kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal Polikinlik Hizmetleri ve Hastane istatislikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim, benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz”
