Beyaz et sektörüne yönelik operasyona tepkiler sürüyor: ‘Ülke kayyım devleti gibi yönetiliyor’

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, beyaz et sektörüne yönelik operasyonu eleştirerek, iktidarın “hukuk güvenliğini” ortadan kaldıran uygulamalarının Türkiye’nin yatırım ve üretim kapasitesine zarar verdiğini söyledi. Bakırlıoğlu, “Ülke, kurumların çalıştığı bir hukuk devleti gibi değil, her soruna olağanüstü yöntemlerle müdahale edilen bir ‘kayyım devleti’ gibi yönetiliyor” dedi.

‘TÜRKİYE’DE UCUZ’

Bakırlıoğlu, Türkiye’nin beyaz et sektöründe önemli bir rekabet avantajına sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bugün Avrupa’da tavuk fileto fiyatlarına baktığımızda Türkiye’nin açık ara en ucuz ülkelerden biri olduğunu görüyoruz. Numbeo verilerine göre 1 kilogram tavuk filetosunun fiyatı Türkiye’de ortalama 4.79 dolar. Aynı ürün Yunanistan’da 10.53 dolar, Almanya’da 11.95 dolar, Belçika’da 12.38 dolar, İtalya’da 12.76 dolar, Fransa’da 14.14 dolar ve Norveç’te 16.15 dolar seviyesinde. Türkiye, Avrupa’nın en uygun maliyetli tavuk eti üreticilerinden biri olduğu için yıllardır önemli bir ihracat ülkesi konumunda bulunuyor. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bir sektörü desteklemek yerine yasaklarla, kısıtlamalarla ve kayyım tartışmalarıyla karşı karşıya bırakıyorsunuz. Bu firmaların yakın gelecekte yok pahasına el değiştirdiğini görürsek şaşırmak gerekir.”

‘HER SORUNA KAYYIM’

Rekabet Kurulu’nun geçen yıl sektörde soruşturma yürüttüğünü ve ciddi para cezaları verdiğini anımsatan Bakırlıoğlu, kamu otoritelerinin zaten gerekli denetim mekanizmalarına sahip olduğunu ifade etti. Bakırlıoğlu, şunları söyledi:

“Ramazan öncesinde fiyat artışları gerekçe gösterilerek ihracat kısıtlamaları getirildi. Rekabet ihlali varsa Rekabet Kurulu gereğini yapar. Ticari düzenleme gerekiyorsa Ticaret Bakanlığı devreye girer. Hukuk devletinde olması gereken budur. Ama siz her sorunun çözümünü kayyım atamakta görüyorsunuz. Kayyım atamak nedir? Bir şirkette usulsüzlük varsa yargı süreci işler, cezası kesilir. Ancak her meseleye kayyım sopasıyla yaklaşırsanız yatırımcıya da üreticiye de verdiğiniz mesaj nettir: Bu ülkede kurallar değil keyfilik geçerlidir.”

‘SÖYLEM VE UYGULAMA ÇELİŞİYOR’

Bakırlıoğlu, beyaz et sektöründeki şirketlerin önemli bölümünün uluslararası sermaye ile çalışan firmalar olduğuna dikkat çekti. İktidarın söylem ve uygulamalarının birbiri ile çeliştiğini belirten Bakırlıoğlu, “Bir tarafta Hazine ve Maliye Bakanı ülke ülke dolaşıp yatırımcı çağırıyor. Vergi teşvikleri açıklıyor, destek paketleri anlatıyor. Diğer tarafta sektörün yaklaşık yüzde 80’ini temsil eden şirketlere yönelik kayyım tartışmaları yaşanıyor. Sermaye önce teşvike değil hukuka bakar. Yatırımcı yarın şirketine ne olacağını bilmediği bir ülkeye parasını getirmez. Siz hukuk güvenliğini ortadan kaldırırsanız verdiğiniz hiçbir teşvikin anlamı kalmaz” dedi.

Bakırlıoğlu, Çinli BYD firmasının fabrika kurma kararını askıya alması konusunda da, “Hukukun öngörülemediği, kurumların etkisizleştirildiği, her sorunun kayyımla çözülmeye çalışıldığı bir ülkeye yatırımcı güven duymaz. Bugün yaşadığımız sorun teşvik eksikliği değil, hukuk eksikliğidir” diye konuştu.

‘KORKU İKLİMİ DEĞİL, HUKUK GÜVENLİĞİ’

Bakırlıoğlu, Türkiye’nin en büyük sorununun “ekonomik kriz” kadar derinleşen “hukuk krizi” olduğuna da işaret ederek, şöyle devam etti:

“Belediyelere kayyım, siyasi partilere kayyım tartışmaları, şimdi de özel sektöre uzanan kayyım anlayışı. Ülke, kurumların çalıştığı bir hukuk devleti gibi değil, her soruna olağanüstü yöntemlerle müdahale edilen bir ‘kayyım devleti’ gibi yönetiliyor. Üretimi artıracak, ihracatı büyütecek, yatırım çekecek olan şey ‘korku iklimi’ değil hukuk güvenliğidir. Bu anlayışın sonu daha fazla yoksulluk, daha az yatırım ve daha düşük üretimdir.”