Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda Ebola salgını yayılmaya devam ediyor. Altın madenciliğiyle bilinen Rwampara ve çevresinde vaka sayıları artarken, sağlık ekipleri virüsün yayılımını kontrol altına almakta zorlanıyor.
Yetkililer, salgının ilk vakalarının toplum içinde fark edilmeden yayılmış olabileceğini açıkladı. İlk tespit edilen vakaların Bunia kentinde hayatını kaybeden bir sağlık çalışanıyla bağlantılı olduğu belirtilirken cenaze sürecinin ardından virüsün farklı bölgelere taşınmış olabileceği ifade edildi.
Bölgeden gelen verilere göre yüzlerce şüpheli vaka kaydedilirken, ölü sayısı da artıyor. Komşu ülkelerde de vakaların görülmesi, salgının sınır ötesi yayılım riskini artırdı.
YANLIŞ İNANIŞLAR SAĞLIK EKİPLERİNİ ENGELLİYOR

Sağlık çalışanları, Ebola’nın bu türünün bazı vakalarda farklı belirtiler göstermesi nedeniyle teşhisin gecikebildiğini, bunun da yayılımı hızlandırdığını belirtti. Sıtma gibi hastalıklarla karıştırılabilen vakalar nedeniyle erken müdahalede aksaklıklar yaşandığı açıklandı.
Yetkililer, test kapasitesinin sınırlı olmasının da süreci ağırlaştırdığını belirtti. Bazı bölgelerde farklı Ebola türlerine yönelik yeterli laboratuvar altyapısının bulunmamasının, yanlış negatif sonuçlara yol açabildiği ifade edildi.
Bölgede bazı yerleşimlerde hastalıkla ilgili yanlış inanışların yayılması da süreci zorlaştırıyor. “Tabuta dokunan kişinin de hastalanacağı” yönündeki söylentiler, hem cenaze işlemlerini hem de sağlık ekiplerinin çalışmalarını olumsuz etkiledi.
YOKSULLUK ANA ETKENLERDEN BİRİ

Bunia, Butembo ve Goma gibi büyük şehirlerde ise temel halk sağlığı önlemlerinin yeterince uygulanmadığı bildirildi. Maske kullanımının düşük olduğu, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyumun sınırlı kaldığı ifade edilirken yoksulluk nedeniyle birçok kişinin günlük yaşam mücadelesine öncelik verdiği belirtildi.
Salgının çatışma ve yerinden edilme krizlerinin yaşandığı bölgelerde ortaya çıkması, müdahaleyi daha da zorlaştırıyor. Sağlık altyapısının zayıf olduğu alanlarda temaslı takibi ve test süreçlerinin yetersiz kaldığı ifade edildi.
Dünya Sağlık Örgütü salgını uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu olarak ilan ederken, uluslararası toplumdan destek çağrıları yapıldı. Yetkililer ise, mevcut sağlık kapasitesinin güçlendirilmesiyle salgının kontrol altına alınabileceğini ifade etti.