Avrupa Birliği’nin göç politikalarında attığı yeni adım, kıta genelinde sert tartışmaları beraberinde getirdi. Avrupa Komisyonu’nun, Afgan göçmenlerin geri gönderilmesini artırmak amacıyla Taliban temsilcileriyle görüşmeye hazırlanması, hem siyasi çevrelerde hem de insan hakları örgütlerinde büyük tepki topladı.
Diplomatik kaynaklara göre, Taliban yönetiminden bir heyetin önümüzdeki ay Brüksel’e gitmesi ve burada Avrupa Komisyonu, Avrupa Dış İlişkiler Servisi ile bazı üye ülkelerin üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmelerin ana gündem maddesinin ise Avrupa’da sığınma başvurusu reddedilen Afganların ülkelerine dönüş süreçlerinin hızlandırılması olacağı belirtildi.

İNSAN HAKLARI KURULUŞLARINDAN AĞIR ELEŞTİRİ

Avrupa Birliği, Taliban yönetimini resmi olarak tanımasa da Brüksel’in bu temas girişiminin, özellikle kadın hakları ve temel özgürlükler konusunda ağır eleştirilerin hedefindeki Taliban rejimiyle dolaylı bir diplomatik kanal kurulması anlamına geldiği belirtildi. Bu durum da “AB, göç krizini çözmek uğruna kendi değerlerinden taviz mi veriyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
İnsan hakları kuruluşları, Avrupa’nın son yıllarda göç konusunda giderek daha sert ve güvenlik merkezli bir yaklaşım benimsediğini savundu. Tunus ve Mısır gibi otoriter yönetimlerle yapılan göç anlaşmalarının ardından şimdi Taliban’la kurulacak temasın da aynı çizginin devamı olduğu değerlendirildi.
GÖÇMEN MERKEZLERİ Mİ KURULACAK?
Uzmanlara göre Avrupa’da yükselen aşırı sağ baskısı ve düzensiz göçü azaltma hedefi, Brüksel’i daha önce “kabul edilemez” görülen adımları atmaya yöneltti. Göç karşıtı söylemlerin sertleşmesiyle birlikte, sığınma prosedürleri zorlaştırıldı, geri gönderme mekanizmaları genişletildi ve Avrupa dışındaki ülkelerde göçmen merkezleri kurulması gibi projeler daha yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
SOL PARTİLERDEN TEPKİ GELDİ
Avrupa Parlamentosu’ndaki sosyal demokrat ve sol gruplar ise Taliban’la kurulacak temaslara sert tepki gösterdi. Parlamenterler, Avrupa’nın birkaç yıl önce Afganistan’dan kaçan siviller için tahliye operasyonları düzenlediğini hatırlatarak, bugün aynı insanların güvenlik garantisi olmadan geri gönderilmesinin büyük bir çelişki olduğunu savundu.
Parlamentonun daha önce Taliban yönetimini kadınlara yönelik sistematik baskılar nedeniyle defalarca kınadığı ve Afganistan’daki durumu “cinsiyet apartheidı” olarak tanımladığına dikkat çekildi. Buna rağmen şimdi Taliban heyetinin Brüksel’de ağırlanacak olması, “ahlaki tutarsızlık” eleştirilerini artırdı.
“AVRUPA’NIN SAVUNDUĞU İLKELER ZEDELENİYOR”
Avrupa Parlamentosu üyelerinden Juan Fernando López Aguilar, planlanan görüşmelerin Avrupa’nın temel değerleriyle bağdaşmadığını belirterek sert ifadeler kullandı. Aguilar, insan hakları güvenceleri olmadan Afganların geri gönderilmesini tartışmanın Avrupa’nın savunduğu ilkeleri zedelediğini söyledi.
Uluslararası Af Örgütü de AB’nin yaklaşımına tepki gösterdi. Örgüt, Afganistan’a zorla geri gönderme girişimlerinin hem uluslararası hukuka hem de “geri göndermeme” ilkesine aykırı olduğunu savundu. Açıklamada, Taliban yönetimi altındaki Afganistan’ın halen ciddi güvenlik ve insan hakları riskleri taşıdığı vurgulandı.
DAHA SERT UYGULAMALAR GELEBİLİR

Göç uzmanları ise Avrupa’nın yeni stratejisinin sadece Taliban görüşmesiyle sınırlı olmadığını belirtti. AB’nin üzerinde çalıştığı yeni geri gönderme düzenlemeleriyle birlikte, göçmen gözaltılarının artırılması, itiraz süreçlerinin zorlaştırılması ve kişilerin daha önce hiç bağlarının bulunmadığı ülkelere gönderilmesi gibi uygulamaların gündeme gelebileceği ifade edildi.
Avrupa Komisyonu, hakkında sınır dışı kararı bulunan kişilerin yalnızca küçük bir bölümünün gerçekten geri gönderilebildiğini savunurken, mevcut sistemi “işlevsiz” olarak değerlendirdi. Ancak insan hakları savunucuları, bu yaklaşımın Avrupa’yı güvenlik merkezli politikalar uğruna hukuki ve ahlaki sınırlarını aşmaya sürüklediği görüşünde.