Haziran ayı itibarıyla dünya genelinde yazlık ürünlerin hasat dönemi başlarken, mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları, barınma imkanları ve ekonomik beklentileri ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor.
Ukrayna’nın Volyn bölgesinde çilek üretimi yerel istihdam ve lojistik konteyner evlerle organize edilirken, Türkiye’deki mevsimlik tarım işçileri kronik altyapı, güvencesizlik ve eğitim hakkına erişim sorunlarıyla mücadele ediyor.
YÜZLERCE İŞÇİ İSTİHDAM EDİLİYOR
Ukrayna kamu yayıncısı Suspilne’nin verilerine göre, Volyn bölgesine bağlı Lutsk ilçesinin Khorokhoryn köyünde 300 hektarlık alanda çilek hasat sezonu sürüyor. Soğuk geçen ilkbahar nedeniyle geç başlayan sezonda, Ukrayna’nın farklı bölgelerinden gelen yüzlerce işçi istihdam ediliyor.
Khorokhoryn Köyü Muhtarı Anatoliy Melnychuk, ekim alanlarının genişlemesiyle birlikte dışarıdan işçi alımının zorunlu hale geldiğini belirtti. Bölgede çalışan işçilerin günlük kazancı, topladıkları ürün miktarına bağlı olarak 1.500 ile 2.000 grivna (1600-2100 lira) arasında değişiyor. İşçiler, verimli dönemlerde birkaç günlük mesai karşılığında bir aylık normal maaşlarına eş değer gelir elde edebildiklerini ifade etti.
Ekonomist Andriy Tkachuk, bu yıl perakende çilek fiyatlarının geçen sezona kıyasla %10-15 oranında artış gösterdiğini; pazarlarda fiyatların 70-170 grivna, süpermarketlerde ise 240 grivnaya kadar yükseldiğini aktardı. Köydeki toplu alım fiyatları ise 50-60 grivna seviyesinde seyrediyor.
ÜRETİMİN MERKEZİNDE KRONİK SORUNLAR YAŞANIYOR
Türkiye’de ise ilkbahar ayları itibarıyla çay, fındık, pamuk, narenciye, patates ve domates gibi ürünlerin hasadı için binlerce işçi aileleriyle birlikte şehirler arası göç ediyor. Ancak Türkiye’deki mevsimlik tarım işçiliği süreci, barınma, ulaşım ve sosyal haklar açısından farklı yapısal zorlukları beraberinde getiriyor.
Ukrayna’daki prefabrik konaklama çözümlerinin aksine, Türkiye’deki mevsimlik tarım işçileri çoğunlukla tarlalara yakın alanlara kurulan derme çatma çadırlarda kalıyor. Bu geçici yerleşim alanlarında temiz içme suyuna erişim, elektrik, düzenli kanalizasyon, tuvalet ve banyo gibi temel altyapı hizmetlerinin yetersizliği, salgın hastalık ve hijyen risklerini artırıyor.
Sektördeki en büyük sorunlardan birini kayıt dışı istihdam oluşturuyor. İşçilerin büyük kısmı sosyal güvenceden (sigorta) mahrum şekilde, gün doğumundan gün batımına kadar ağır fiziksel güç gerektiren şartlarda çalışıyor. “Dayıbaşı” veya “elçi” olarak adlandırılan aracılık sistemi nedeniyle, işçilerin ücretlerinden kesintiler yapılabiliyor veya ödemelerde gecikmeler yaşanıyor.