CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek‘in son verdiği ifadeye ilişkin olarak, “Adalet Bakanı, Muhittin Böcek’in aylar sonra bu konuda bir ifade vereceğini nereden biliyordu? Bir gün öncesinde Muhittin Böcek duruşmaya çıktı ve ‘Böyle bir şey söylemem, böyle bir şey olmadı’ dedi. Sonra adamın gelinini, oğlunu ve şoförünü gözaltına aldınız, tutukladınız. Sonra mal varlığına çöktünüz, adamı iftiraya zorladınız. Muhittin Böcek hatırlayamıyor da aklına geldikçe yeni ifade mi veriyor? İftiralara karnımız tok” dedi. Günaydın, mutlak butlan kararının ardından CHP’de yaşanan tartışmaların çözüm adresinin kurultay olduğunu da belirterek, delegenin kahir ekseriyetinin kurultay talep ettiğini söyledi. Günaydın, tedbir kararının kurultayın toplanmasına engel olmadığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin sorusu üzerine CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı ardından parti içinde yaşananlara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
Muhittin Böcek yeni ifade verdi: Oğlum, Özel’in talimatıyla 1 milyon Euro’yu teslim için Genel Merkez’e gitti; Ferdi Zeyrek’in masasının yanına 950 bin Euro bulunan çanta koydum
“Tedbir kararı kurultayı engellez, siz önce kurultayı toplamaktan memursunuz”
“Şu söyleniyor; tedbir kararı varken kurultay yapılamaz. Bunu açıklayan arkadaşların hukukla bir alakası olmadığını ben biliyorum. Ben bir ceza hukukçusuyum. Tedbir kararı size asli ve temelli işleri yaptırmaz. Tam tersine, ivedi ve durumun gerektirdiği işleri yapmakla sizi memur eder. Dolayısıyla siz önce kurultayı toplamaktan memursunuz.
Üç organ tanımlanmış tüzüğümüzde. Genel Başkan toplayabilir, Parti Meclisi toplayabilir ve delegeler toplayabilir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilgili mahkeme kararlarından sonra bin 135 kurultay delegesi vardır. Bu bin 135 kurultay delegesinin ilk günde 700’den fazlası, ikinci günde ise neredeyse 900’ü kurultay için imza vermiştir. Hâlen noterlerde imza verme süreci devam etmektedir. Dolayısıyla delegenin kahir ekseriyetinin, Ahmet ya da Mehmet’in genel başkan olmasından öte, CHP’de bu sorunun kurultay eliyle çözülmesi yönünde bir iradesi vardır. Bu iradeye saygı duymak hepimizin ortak görevidir. Bu imzalar genel merkeze teslim edilecektir. Genel merkezin bu teslim sonrasında kurultay kararını açıklamasını bekleriz. Açıklamazsa gösterilen hukuk yollarında yürümeye devam edilir.
CHP Manisa’dan Muhittin Böcek’in “Ferdi Zeyrek” iddiasına tepki: Kendisini savunamayacak bir insanın hatırasına saldıracak kadar mı alçaldınız?
İkinci mekanizma ise Parti Meclisi’dir. Parti Meclisi 60 kişilik bir organdır. Ancak ilgili mutlak butlan kararıyla birlikte geriye dönüldüğü için oralarda istifalar vardır. Mehmet Ali Çelebi’nin bile yedek kurultay delegesi olduğu bir tablodan bahsediyoruz. Bu çerçevede 57 kişilik bir Parti Meclisi bulunmaktadır. Bu Parti Meclisi oturur, karar verir. Bu Parti Meclisi’nin gündemine önerge eklenebilir. Bu Parti Meclisi’nden de kurultay kararı çıkabilir. İkinci organ Parti Meclisi’dir. Bunun için elbette ilgili önergeler verilecektir.
Üçüncü çağrıcı organ ise Genel Başkan olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla yurttaşın kahir ekseriyeti, delegenin kahir ekseriyeti ve ben inanıyorum ki Parti Meclisi’nin de kahir ekseriyeti kurultay istediğine göre, “Ben yapamam” demenin bir anlamı yoktur. Parti kurultayını yapsın, doğrusu yanlışı ortaya çıksın.
‘Bu delegelerle olmaz’ diyenlere soruyorum; mahkeme kararını da mı beğendiremiyoruz size? Hangi kurultay delegesini istiyorsanız diyoruz, mahkeme kararı çıkıyor. O mahkeme kararı bazı kurultay delegelerini dışarıda bırakıyor. Kalanlarla yapalım diyoruz, onlar da ‘kirli’ diyorlar. Sen mi karar vereceksin kimin kirli, kimin doğru olduğuna?
Dolayısıyla CHP’nin kurultay delegesi 81 ilden gelir ve gereğini yapar. Bu çerçevede de bu sorun çözülür. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugünkü mücadelesini parti içi bir sorun olarak görmekten daha yanlış bir şey yoktur. 4-5 Kasım 2023’te yapılan kurultay, ilçe seçim kurulları, il seçim kurulları ve Yüksek Seçim Kurulu yetkili olmasına rağmen, adli yargı makamları tarafından; ilk derece mahkemesinde reddedilmesine karşın, Bölge Adliye Mahkemesi marifetiyle mutlak butlan kararıyla sakatlanmıştır. İki buçuk yıl sonra bir partinin kurultayının mutlak butlana uğratılması, bugün CHP’ye, yarın ise tüm siyasal sisteme yönelebilecek büyük bir tehdittir.
Zaten dün bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na verdiğimiz önergede hem Yeni Yol Grubu’nun hem İYİ Parti Grubu’nun hem de DEM Parti Grubu’nun yaptığı konuşmalarla mesele açık bir şekilde ortaya konmuştur. Bu bir CHP meselesi değil, demokrasi meselesidir. Bunun da çözümünün yolu hukuk içerisinde ve barış içerisinde olacaktır. CHP’de bir iç kavga bekleyenler sükûtuhayale uğrayacaklardır.”
“İftiralara karnımız tok”
Günaydın, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in son verdiği ifadeye ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi:
“Adalet Bakanı hakkında, bir hukukçunun normal yaşamında edinemeyeceği mal varlığını her türlü kanıtıyla birlikte ortaya koyduğumuz günün ertesinde Adalet Bakanı, bu iddialara cevap vermek yerine, ‘Zaten Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Manisa’da bir benzin istasyonunda Özgür Özel ile buluşmasını biliyoruz. Yakında Muhittin Böcek bunu itiraf edecek’ dedi.
Soralım. Bağımsız bir gözlemci olarak bakın bu meseleye. Adalet Bakanı, Muhittin Böcek’in aylar sonra bu konuda bir ifade vereceğini nereden biliyordu? Adalet Bakanı bunu söyledi. Adalet Bakanı’nın bunu söylediği günün bir gün öncesinde Muhittin Böcek duruşmaya çıktı ve ‘Böyle bir şey söylemem, böyle bir şey olmadı’ dedi. 2 Nisan tarihinde yazılı ifadesini kamuoyuyla paylaştı. ‘Bugüne kadar çok aday oldum. Hiçbirinde para vermedim. Bu konuda bana iftira atanlar şerefsizdir, alçaktır’ dedi.
Sonra adamın gelinini, oğlunu ve şoförünü gözaltına aldınız, tutukladınız. Sonra mal varlığına çöktünüz. Ardından hükmen tutuklu hale getirdiniz. Yani ilk derece mahkemesi karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay karar verene kadar tutuksuz yargılanmaya devam etmek yerine, ‘Hayır, tutuklu yargılansın’ dediniz ve adamı iftiraya zorladınız.
Üstelik bu iftiralar da tek seferde olmadı. İftirasını yaptı, ifadesini verdi. ‘Yetmez’ dediniz, ‘Bir tane daha ver.’ Yetmez dediniz, bir tane daha ver.
Ne oldu? Muhittin Böcek hatırlayamıyor da aklına geldikçe yeni ifade mi veriyor? Yoksa ‘Bu da yetmez. Çıkmak istiyorsan hele bir kere daha ifade ver. Şimdilik gelinini çıkaralım, sonrasına bakalım’ mı deniyor?
Arkadaşlar, yargısal süreçler bu kadar kirletilemez. Ben hayatının uzun bir bölümünü ceza avukatı olarak geçirmiş bir insanım. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarını çok iyi bilirim. Bu işler nasıl yürür çok iyi bilirim. Bu süreçleri kirletmeye kimsenin hakkı yok.
Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Genel Başkanı’na yapılan saldırılar, hepimizin bilinciyle ve aklıyla karşılayacağı şeylerdir. İftiralara karnımız tok.”
Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısı
Günaydın, mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu‘nun TBMM’de grup toplantısı yapma kararına ilişkin soruya da, “Bu parti içi bir meseledir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ilgilendiren bir mesele değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’de zaten ‘bu konu benim konum değil’ demiştir. İç yönetmeliğimiz açıktır. İç yönetmeliğimizde grup yönetim kurulu üyelerine verilen yetkiler açıktır. Önümüzdeki salı günü de bu yetkiler doğrultusunda tecelli edecektir” dedi.
( ANKA )
