Çiftçi yüksek maliyet kıskacında: ‘Buğdayda tek fiyat politikası üretimi bitiriyor’

Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden Çukurova başta olmak üzere birçok bölgede buğday hasadı için geri sayım başladı. Ancak üretici, tarlaya girmeye hazırlanırken devasa bir maliyet yüküyle karşı karşıya. Konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, tohumdan gübreye, mazottan sulamaya kadar tüm üretim yükünün çiftçinin sırtına bindiğini belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) acilen gerçekçi bir alım fiyatı açıklaması gerektiğini vurguladı.

MAZOT VE GÜBRE FİYATLARI KATLANDI

Üretim maliyetlerindeki fahiş artışları rakamlarla ortaya koyan Sarıbal, son bir yıl içinde mazot fiyatlarının 48 liradan 75 liraya yükseldiğini ifade etti. Tarımın en önemli girdilerinden biri olan gübrede ise artış oranının yüzde 57 ile yüzde 104 arasında değiştiğini söyleyen Sarıbal, bu tablonun buğday üretim maliyetlerini sürdürülemez bir noktaya getirdiğine dikkat çekti.

“TEK TİP FİYAT POLİTİKASI ADİL DEĞİL”

Türkiye’deki buğday üretiminde bölgeler arasında çok ciddi verim farkları yaşandığını belirten Orhan Sarıbal, tek fiyat uygulamasının adaletsizliğe yol açtığını savundu. Sarıbal, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir dekardan 900 kilogram ile 1 ton arasında yüksek verim alan üreticimiz de var, iklim ve toprak yapısı nedeniyle 250-300 kilogram verimle hayatta kalmaya çalışan çiftçimiz de var. Dekar başına 400 kilogramın altında verim alınan bir tarlada buğdayın kilogram maliyeti bugün yaklaşık 16,5 TL seviyesine ulaştı. Dolayısıyla, düşük verimli bölgedeki çiftçi ile yüksek verimli bölgedeki çiftçiye aynı alım fiyatını uygulamak ne yapıcıdır ne de kapsayıcıdır. Türkiye’nin tarım gerçeklerine uygun; bölgelere, iklim şartlarına ve verim düzeylerine göre kademelendirilmiş, farklılaştırılmış bir fiyat modellemesi şarttır.”

TARIM ALANLARI HIZLA DARALIYOR

Düşük verimli bölgelerde üretim yapan çiftçilerin desteklenmesinin Türkiye’nin gıda güvenliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Sarıbal, maliyetini karşılayamayan köylünün toprağı terk ettiğini söyledi. Bu durumun acı tablosunu verilerle özetleyen Sarıbal, “Maliyetler altında ezilen çiftçi üretimden çekiliyor. Bugün buğday ekim alanlarının 2002 yılındaki 95 milyon dönüm seviyesinden 65 milyon dönüme gerilemesinin arkasındaki temel neden tam olarak budur” dedi.

ÇİFTÇİYİ İTHALAT BASKISINA MAHKUM ETMEYİN

Hasat öncesi Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) net bir çağrıda bulunan Sarıbal, üreticinin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “TMO; çiftçinin tarladaki gerçek maliyetini ve bölgesel verim durumunu gözeten, adil bir alım fiyatı ilan etmelidir. Ürün bedeli ödemeleri zamanında, geciktirilmeden yapılmalıdır. Çiftçimiz ne tüccarın insafına terk edilmeli ne de ithalat baskısı altında ezilmelidir. Yerli üretimi korumak, gıda egemenliğimizi korumaktır.”

Author: Yusuf Arslan