Mısır, ABD Savunma Bakanlığı karargâhı Pentagon’dan daha büyük olan ve “Sekizgen” (Octagon) olarak adlandırılan yeni Stratejik Komuta Karargâhı’nın açılışını gerçekleştirerek Orta Doğu’daki askeri ve stratejik güç dengesini yeniden şekillendirecek tarihi bir adıma imza attı.
Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi’nin bizzat askeri üniformasıyla katıldığı törenle hizmete giren devasa kompleks, sadece idari bir merkez olmanın ötesinde, Mısır’ın yeni nesil bölgesel güvenlik gücü olarak ortaya çıkışının en net sinyali olarak değerlendiriliyor.
Yapay zekâ destekli gelişmiş C4ISR komuta sistemini, yer altı sığınak altyapısını ve merkezi askeri-sivil kriz yönetimini tek bir çatı altında birleştiren tesis, ülkenin stratejik caydırıcılık kapasitesini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.
DÜNYANIN EN BÜYÜK ASKERİ KARARGAHI OLDU
Tarihi başkent Kahire’nin yaklaşık 45 kilometre doğusunda yükselen Yeni İdari Başkent projesinin kalbinde yer alan bu dev yapı, kritik devlet kurumlarını eski merkezin demografik ve güvenlik zaaflarından uzaklaştırmayı amaçlayan “Yeni Cumhuriyet” stratejisinin en önemli ayağını oluşturuyor.
Yaklaşık 89 kilometrekarelik devasa bir alana yayılan ve 22 bin dönümlük arazi üzerinde tahmini 4,7 milyon metrekarelik kapalı operasyonel alanı kapsayan Octagon, dünyanın en büyük tamamlanmış askeri ve ulusal güvenlik karargâhı unvanını kazandı.
Genel büyüklük ve kullanılabilir alan bakımından Pentagon’u geride bırakan proje, gelişmekte olan ülkeler ve Küresel Güney genelinde askeri altyapı tasarımı açısından yeni bir dönemi başlatıyor.
TÜM BİRİMLER ENTEGRE ÇALIŞACAK
Savaş uçakları ve helikopterlerin gösterileriyle gövde gösterisine dönüşen açılış töreni, Mısır’ın artan bölgesel istikrarsızlık karşısındaki modernleşme kararlılığını da dünyaya sergiledi.
Kara, deniz, hava ve hava savunma kuvvetlerinin yanı sıra istihbarat birimleri ile egemen hükümet kurumları, veri odaklı bu yeni komuta çerçevesi sayesinde ilk kez birbiriyle tam entegre çalışacak.
Kızıldeniz, Doğu Akdeniz, Gazze, İran ve Afrika’daki istikrarsızlıklar nedeniyle bölgesel gerilimlerin zirve yaptığı bir dönemde hayata geçirilen bu teknolojik kale, Mısır’ın hem iç hem de dış krizlere karşı operasyonel müdahale süresini minimuma indirerek ulusal güvenlik kararlarını tek merkezden hızla yönetmesini sağlayacak.
