Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda açıklamalarda bulundu.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgesi tanıtım programında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Sözlerimin hemen başında; elektronik çağla başlayan, dijital çağla doruğa çıkan zorluklara rağmen aile olma şuurunu hala diri tutan aziz milletimizin her bir yuvasını saygıyla selamlıyor; tüm hanelerimize Rabbimden sağlık, huzur ve mutluluk niyaz ediyorum.
10 yıllık bir dönemde ailelerimizi güçlendirmek, nüfusumuzu artırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için güçlü bir irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine katkı veren sivil toplum kuruluşlarımıza, medyada ve sosyal medyada bu mücadeleye destek olan her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum.
‘AİLE GÜÇLÜ OLDUĞUNDA BİREYLER- TOPLUM GÜÇLÜ OLUR’
Şu bir gerçek ki; bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemez. Bunların yanı sıra bir milletin gücü; yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz, bunun doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor; ülkemiz, milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.
Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir. Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilk okuludur. Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder.
Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir.
Dijital tekno kültür çağında aile de dönüşüyor. Elbette ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Böyle bir dönemde ülkemiz ve milletimiz için Türkiye’yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz. 2002’den beri bunun mücadelesini veriyoruz.
Nice akıl ve ahlak dışı ithama maruz kaldık. Sonuçta ne oldu, 3 çocuk çağrımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. Bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyorlar. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak.
‘TEDİRGİN EDİCİ’
1960’lardan beri devreye konulan yanlış politikaların sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bize nüfusla kalkınma arasında zıt bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Yobazlıkla suçladılar.
Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Oysa bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi. 10 yılda sofralarımızda yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Her 2 vatandaşımızdan biri yaklaşık 35 yaşında.
Milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz ve çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablo bulunuyor.
Türkiye AB’den hala 10 yaş daha gençtir. Şimdiden gerekli tedbirleri almaya başlıyoruz. Hükümet olarak uzu bir süredir güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık.
Yuva kuracak ailelere verilecek destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımız tutarını yükselttik. Sosyal konutlardan yararlanmada 3 ve daha çocuklu ailelere öncelik tanıdık. Doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. 24 hafta olarak kullanılabilecek. Koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin tanıdık.
2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Şimdi bunu üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. 2035′ kadar Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirledik.