Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır olunmalıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun açılış oturumunda açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Antalya’mıza hoş geldiniz.

Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.

Program kapsamında yapılacak etkinliklerin, görüşmelerin verimli geçmesini diliyorum. Küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu’nu başarıyla organize edenlere tebriklerimi iletiyorum.

“ADF BİR AKIL PLATFORMU”

Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmiyoruz. Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız, günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor.

“DÜNYA İSTİKAMET BUHRANI YAŞIYOR”

Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.

Evet güç dağılımı değişiyor, evet aktörler değişiyor. Bütün bunlar bizim sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.

İnsan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor.

Gazze’de yaşananları yalnızca insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini net bir biçimde göstermiştir.

Eğer bir sisten kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme değil midir?

Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir.

15 günlük ateşkesten memnunuz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerelerin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.

İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır olunmalıdır. Hürmüz’le ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.

“TÜRKİYE KOLAYLAŞTIRICI ADIMA HAZIR”

(Rusya-Ukrayna)Türkiye, tarafların istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamında kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır.

Tarih boyunca adalet dayanışmayla sağlanmıştır. Bir toplu ayakta tutan dayanışmadır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir