Cumhuriyet Silivri’den bildiriyor! İBB davasında 50. gün… İmamoğlu’ndan ‘tahliye’ talebi: ‘AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül’ün duyarlı ifadesini önemsiyorum’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası 50’nci gününde devam ediyor.

Geçen hafta Medya AŞ’nin eski genel müdürleri Elif İpek Atayman ve Fatoş Pınar Türker gibi isimlerin de aralarında olduğu tutuklu sanıkların savunmaları ve sorgularıyla tamamlanmıştı.

Yeni hafta ise, Fatoş Ayık’ın yarım kalan sorgusuyla devam edecek. Daha sonra Serap Karay ve Taner Çetin’in savunmasına geçilmesi bekleniyor.

GEÇEN HAFTA NELER YAŞANDI?

Davada geçen hafta, kadın tutukluların savunmaları kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı. İBB Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, savunmasında maruz bırakıldığı çıplak arama uygulamasını ve savcının baskısını anlatırken İçişleri Bakanlığı olay hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı çıplak arama iddialarını yalanlarken bakanlık, iddiaların araştırılması için mülkiye müfettişi ve polis müfettişi görevlendirildiğini duyurdu.

Davada henüz savunmasını tamamlamayan 17 tutuklu sanık kalırken bu hafta İPA Genel Müdürü Buğra Gökce ve İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten gibi üst düzey bürokratların savunma yapacak. Önceki hafta savunmasına başlayan ancak konuştuğu esnada rahatsızlanarak savunmasını yarıda bırakan Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak’ın da bu hafta savunma yapması bekleniyor.

18 Haziran Perşembe günü davadaki üçüncü tutukluluk incelemesi yapılacak.

SAĞLIK DURUMLARI TARTIŞMALI

Diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıklara sahip olan Çolak’ın yanında tutuklu iş insanı Bulut Aydöner de son duruşmada söz alarak böbrek rahatsızlığına dikkat çekti.

Davanın ilk haftasında savunma yapan Aydöner, yaklaşık iki aydır böbrek rahatsızlığı olduğunu, bu sebeple ameliyat olması gerektiğiyle ilgili raporları mahkemeye sunduğunu ancak cezaevi ortamının bu sürece uygun olmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme başkanı ise bu perşembe yapılacak tutukluluk incelemesi öncesi sağlık konularını yakından takip ettiklerini ifade etti.

CUMHURİYET SİLİVRİ’DEN BİLDİRİYOR

Cumhuriyet, İBB duruşmasını Silivri’den canlı aktarıyor.

İşte İBB davasının 50. gününde dakika dakika yaşananlar…

11.05 | İMAMOĞLU’NDAN TAHLİYE TALEBİ: ‘AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ’NİN DUYARLI İFADESİNİ ÖNEMSİYORUM’

Davaya geçen hafta savunmasını tamamlayan ve 2010 yılından, Kadir Topbaş döneminden bu yana İBB’de çalışan Medya A.Ş Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık’ın çapraz sorgusuyla devam ediliyor.

Duruşma başlamadan önce söz alan Ekrem İmamoğlu, tutukluluk incelemesi öncesi şu mesajları verdi:

“İyi haftalar, inşallah hayırlı bir çalışma haftası olur, sorgu süreci olur. 9 Mart’ta başlayan duruşma maratonumuzda, 3 ayı geride bıraktık Sayın Başkan. 4. aydan gün aldık. Bu haftanın duruşma bitiminde de tutuklu incelemesi olacak ifade ettiğiniz gibi. Gerçekten burada hepimize “asrın yolsuzluğu” diye yutturulmaya çalışılan bir süreçte neler yaşadığımız kamuoyunun önünde oluyor. Sizin de bunu yaşadığınıza ve bu absürt durumun farkına vardığınıza inanmak istiyorum. Bu vesileyle, perşembe günü heyetçe yapacağınız değerlendirmenin, karar verme sürecinin, sizin vicdanlarınızın en doğru şekilde sürece katkı sunmasını temenni ediyorum.

Özellikle sağlık sorunu olan arkadaşlarımızı ve kadın arkadaşlarımızı bu vicdan değerlendirmenizin en üst basamağında tutmanızı ve tabii ki burada savunma yapmış dostlarımızın durumunu da bu vesileyle en üst seviyede değerlendirmenizi umuyorum. Çünkü sizin de ifade ettiğiniz ve bazen herkesin yüzüne yansıyan yorgunluğu gördüğümüz üzere, normal bir yargılama süreci içinde değiliz. Şunu da ifade edeyim bir hatırlatma olarak: Artık 100 günü geçen bir süreç yaşıyoruz. Yani günler, haftalar değil, ayları yaşamış bir şekilde geçmişe dair savunmasını yapmış arkadaşlarımız var burada ve tutsak. Bunların da bir fırsat elde etmesini bu hafta önemsiyorum. Her ne kadar sizin bu konuda net bir tavrınız olsa da hani o net tavrınızı aşan bir süreç yaşadığımızı size hatırlatmayı ve bu talebi bir beyan olarak size sunmak istedim Sayın Başkan, Sayın Heyet.”

“BU VAHİM BİR DURUM…”

“Tabii şunu söyleyeyim, ilginç bir durumu burada beyan etmek istiyorum. Belki şöyle düşünebilirsiniz, “Bizi ilgilendirmiyor bu konu” diye düşünebilirsiniz ama bir parçasıyla burada ifade veren arkadaşlarımızın da içinde olduğu şekliyle ilgilendirebilir düşüncesiyle iletmek isterim. Sayın Başkan, Sayın Heyet; Onur Gülüm Çeşme’de gözaltına alındı, tutuklandı. Arzu Can, bir asistan bu. 3 tane şoför; Çağatay, İlkay, Doğukan… Bunlar… Burada tutuklu yönetici arkadaşlarımız var, bugün Taner Bey mesela sizin huzurunuzda savunma verecek. Bunlar 13. ayını doldurdu Sayın Başkan.

13 aydır iddianameyi bırakın, ortada herhangi gezen bir şey de yok. Yani bu insanlar 13 aydır tutuklu ve tek bir kelime bunlarla ilgili konuşulmadı. Çok trajik bir durum. Burada hem kamuoyunun huzurunda hem bizi dinleyen herkesin huzurunda amam size de beyan ediyorum, belki yapacağınız bir husus vardır. Tekrar ifade ediyorum. Yani 3 tane şoför, 1 asistan ve bir dönem kurumumuzda müdürlük yapmış bir insan, 13 aydır tutuklu. Bakın; belediye başkanı şu bu basında yer buluyor ama bunlar bu dosyayla da ilişkili midir, değil midir? Bu vahim bir durum yani. Kuşkusuz bu salonda hepimiz Pınar Türker Hanım’ın ifadeleriyle de tüylerimiz ürpererek dinlediğimiz olayları yaşadık; ülke olarak yaşadık.”

“İSTANBUL EMNİYETİ’NİN AKSİ AÇIKLAMASINA RAĞMEN…”

“İstanbul Emniyeti’nin aksi açıklamasına rağmen, AK Parti Grup Başkanvekili’nin duyarlı ifadesini önemsiyorum, Abdülhamit Gül’ün. Buna karşılık İçişleri Bakanlığı’nın da hassas bir şekilde bu süreci ele almasını yine önemsiyorum. Açıkçası teşekkür de ediyorum İçişleri Bakanlığı’nın bu tutumuna. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanlığı’ndan da beklediğimizi ifade edeyim. Burada sadece emniyetteki utanç verici insan onuruna aykırı işlem anlatılmadı; bir savcının, bir anneyi çocuklarıyla tehdit ettiği de anlatıldı. Bunu bir iddia olarak görebilirler. İddianın ispatı çok kolay, SEGBİS kaydında bu görüşme izlenir, gerçekler ortaya çıkar. Çok kolay, çok hızlı sonuç alınacak bir soruşturma bu.

Bu anlamda Adalet Bakanlığı’nın bunu bildiği halde susmasını da gerçekten çok vahim bir durum olarak görüyorum. Yani bu iş faili meçhul değil, faili belli. Bu dönem, bir dönem birlikte çalıştığı bir insanın yaptığı bir olay. Bu konuda da Adalet Bakanlığı’nın da tutumunu hızlıca değiştirmesini ve bu hususta bir işlem başlatmasını önemsiyorum. Zira yürekleri sızlatan, sizin de bu anlamda bu duyguyu yaşadığınızı hissediyorum. Böyle bir olay ki bütün Türkiye bunu konuştu, yazıldı, çizildi. Üstü örtülecek bir olay değil. İfade ettiğim gibi, lütfen vicdanınızla güçlü bir haftayı kapatın. Bu, Türkiye için, milletin vicdanı için de kıymetli. Ve yine az önce ifade ettiğim gibi, zindanda unutulanlarla ilgili de sizin yapabileceğiniz bir şey varsa bunu da dikkatinize sunuyorum. Teşekkür ederim.”

İBB DAVASI

Seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen soruşturma tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.

İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 42 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB’de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB’de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB’de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney’in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verdi.