Dağları dilim dilim kesip okyanusları birleştirdiler

Panama Kanalı’nın inşasındaki en kritik aşama olarak bilinen ve Continental Divide (Kıta Ayrımı) dağ silsilesini aşmak amacıyla gerçekleştirilen Culebra Yarması (Gaillard Cut), modern mühendislik tarihinin en geniş kapsamlı “dağ tıraşlama” operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti. Pasifik ve Atlantik okyanuslarını birbirine bağlayan kanal güzergahındaki bu yapay vadi, coğrafi engellerin tünel yerine açık kazı yöntemiyle aşılmasının en uç örneğini teşkil ediyor.

DAĞI BOYDAN BOYA YARMA KARARI ALDILAR 

Kanalın en yüksek noktası olan Culebra bölgesinde, gemilerin geçişine uygun bir su yolu oluşturabilmek için mühendisler dağ silsilesini boydan boya yarma kararı aldı. Dönemin teknolojisiyle bu denli geniş bir tünelin inşa edilmesinin imkansız görülmesi ve bölgenin değişken toprak yapısı, açık kazı yöntemini zorunlu kıldı.

Kazı çalışmaları sırasında yaklaşık 76 milyon metreküp toprak ve kaya yerinden çıkarıldı. Bu süreçte devasa buharlı kürekler ve yoğun dinamit kullanımıyla dağ kütlesi katmanlar halinde tıraşlandı. Ancak kazı derinleştikçe “Cucaracha” gibi büyük ölçekli toprak kaymaları yaşandı, bu durum yamaçların eğimini düşürmek için daha geniş bir alanın tıraşlanmasına ve hafriyat miktarının öngörülenin çok üzerine çıkmasına neden oldu.

ADETA İNSAN ELİYLE OLUŞTURULDU

Çıkarılan muazzam miktardaki toprağın tahliyesi için kazı alanına sürekli işleyen bir demiryolu ağı kuruldu.

Yapay vadi, kanalın en dar noktasını oluştururken, deniz seviyesine ulaşabilmek için dağın yüzlerce metre derinliğine inildi.

Bugün halen kullanımda olan bu hat, insan eliyle oluşturulmuş en derin yapay vadilerden biri olma özelliğini koruyor.