Dilovası’nda yanan kaçak fabrikanın sahibi: İnsan hayatı da önemlidir ama vergi veremiyorum

Dilovasinda yanan kacak fabrikanin sahibi insan hayati da onemlidir ama vergi veremiyorum YGyChxp7.jpg

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te kaçak parfüm ve kozmetik ürün dolumu yapılan Ravive Kozmetik Fabrikası’nda çıkan yangında 3’ü 18 yaşından küçük 7 işçinin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın üçüncü duruşması, Kandıra Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda devam ediyor.

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada öğleden sonraki oturumda müşteki ailelerinin avukatı Mürsel Ünder söz aldı. Ünder, olayın önlenebilir olduğunu savunarak dosyadaki delillerin yeterince değerlendirilmediğini öne sürdü.

Dilovası Faciası’nı Marquez’in Kırmızı Pazartesi romanına benzeten Ünder, “Kırmızı Pazartesi’de bir cinayet işlendi. Cinayeti önlemek isteyenlerin gücü ve yetkisi yoktu, gücü ve yetkisi olanların da ilgisi yoktu. Dilovası faciası da aynı Kırmızı Pazartesi gibi. İnsanlar CİMER’e şikayet ettiler, muhtara söylediler ama bir şey yapılmadı.” şeklinde konuştu.

TAHLİYESİ İLE DEVLETİN BEKASINI DENK TUTTU: İNSAN HAYATI DA ÖNEMLİDİR AMA

Akat, devletine uzun yıllardır vergi ödeyen bir iş insanı olduğunu belirterek, tutukluluğu nedeniyle şirketlerinin üretim yapamaz hale geldiğini ifade etti.

“Benim en önem verdiğim şey devletimin bekasıdır. Ben devletime milyonlarca lira vergi ödemiş bir iş adamıyım. Şirketlerimde denetimler yapıldı, 100 lira bile ceza almadık… İnsan hayatı önemlidir ama benim birinci derece değer verdiğim konu, vergi ödeyemeyecek duruma düştüm. Ne kazandıysam şirketlerime yatırdım, istihdam sağladım. İstihdam için üretim olması lazım. Üretim yapamıyoruz nakit akışımız düştü. Maaşları ödeyemiyorum tedarikçilerimiz mal vermiyor. Ödemelerimi yapamadığım için 177 dava ile muhatabım. Ben yeteneğim ve deneyimimle inanıyorum ki, tutukluluğum son bulursa verdiğim vergiden çok daha fazlasını ödeyebilirim. Tutuklu kaldığım her dakika işkence durumundadır.” diyen Akat, tahliyesini talep etti.

(ANKA)

yok

Author: Yusuf Arslan