Artvin’in Cankurtaran bölgesinde 3 Eylül 2024 tarihinde maden şirketinin ağaç kesimini protestolar sırasında Reşit Kibar’ın öldürülmesine ilişkin 2 sanık ile aynı gün maden şirketi görevlilerine yönelik “basit yaralama” ile “mala zarar verme” suçlarını işledikleri gerekçesiyle haklarında dava açılan 4 köylünün yargılanmasına Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
SAVUNMALAR ALINDI
Birgün’ün haberine göre, duruşmaya tutuklu sanık Muhammet Ustabaş, tutuksuz sanık Fikret Merttürk ile birleşen dosyanın 4 sanığından 3’ü, Reşit Kibar’ın yakınları ile tarafların avukatları katıldı. Birleşen dosyanın sanığı Gökhan Koyuncu’nun mazereti nedeniyle hazır bulunmadığı duruşmada, dosyanın ‘sanıkları’ olan köylülerin savunması alındı.
Duruşmada, silah sahibi ve azmettirici Fikret Merttürk hakkındaki tutuklama talebi, kaçma şüphesi olmadığı gerekçesiyle reddedilirken adli kontrol tedbirinin devamına karar verildi.
Öte yandan Yapısoy Beton’un sahibi Yunus Merttürk, duruşmada tanık olarak dinlendi. Bir sonraki duruşma 2 Ekim Cuma gününe ertelendi.
‘KATİLLERİ ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Reşit Kibar’ın ailesinin avukatı Haktan Özkan, duruşma öncesinde adliye önünde yaptığı açıklamada, şunları dile getirdi:
“Bu duruşma, bir önceki celseye göre bizim açımızdan mahiyeti itibarıyla biraz farklı olacak. Çünkü doğasını, ormanını ve yaşam alanlarını savunan köylüleri; aslında katillerin yargılanması gereken bir davada, sanık pozisyonunda dinlemek isteyecekler. Müvekkillerimizin bir kısmının ifadeleri sanık sıfatıyla alınacak. Ancak şimdiden belirtelim ki bu, alışkın olmadığımız bir durum değil. Memleketin dört bir yanında, dün de bugün de doğasını ve yaşam alanlarını savunan köylüler, er ya da geç çeşitli baskılarla ceza yargılamalarında sanık sandalyesine oturtuluyor.
Daha iki gün önce, biliyorsunuz, Esra Işık 42 günlük tutukluluğun ardından serbest bırakıldı. Yine Cankurtaran olayında Dursun Ali Koyuncu, katiller dışarıda gezerken 92 gün boyunca tutuklu yargılandı. Bu bizim için yabancı bir tablo değil. Ancak şunu açıkça ifade edelim; Cankurtaran’da savunma vermek zorunda kalsalar dahi, savunamayacakları hiçbir eylemi gerçekleştirmediler. Dolayısıyla savunmamızı elbette yapacağız, ancak kimse bizden hesap sormaya kalkmasın. Biz bu celsede de katilleri aramaya ve bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz. Cankurtaranlılar değil, katiller hesap verecek.”