‘Dolar artsın’ diyenler bu hesabı bilmiyor: Kur tartışmalarında gizlenen gerçek

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, köşe yazısında son dönemde “ekonomist” sıfatıyla döviz kurunda sert artışlar öngören ve bunu ekonominin tek çıkış yolu olarak sunan kesimin yaklaşımlarını mercek altına aldı. Kurun 55, 65 hatta 75 TL bandına çıkmasıyla ihracatın patlayacağı yönündeki iyimser senaryoların, madalyonun diğer yüzünü görmezden gelindiğine Aktaş, dikkat çekti.

Aktaş’a göre, kur artışının ihracatı otomatik olarak artıracağı düşüncesi iki temel engelle karşılaşıyor. Aktaş, “Döviz pahalandığında yabancı müşterilerin fiyat kırma talepleri. Türk sanayisinin üretim için ihtiyaç duyduğu ithal hammadde ve enerjinin (petrol vb.) pahalanmasıyla oluşacak maliyet artışları” dedi.

REEL SEKTÖRDE “AÇIK” ALARMI

Aktaş’ın yazısının en çarpıcı kısmını ise finansal kesim dışındaki firmaların (reel sektör) döviz dengesi oluşturuyor. 2024 Şubat verilerine göre toplam döviz varlığı 184,7 milyar doları aştı. Toplam döviz yükümlülüğü 385 milyar dolar oldu. Net pozisyon açığı ise 200,3 milyar dolar.

Bu rakamlar, 2023’ün ikinci yarısında 60 milyar dolarlara kadar gerileyen açığın yeniden tırmanışa geçtiğini ve 2018’deki tarihi rekor seviyelerine (206,8 milyar dolar) yaklaştığını gösteriyor.

“1 LİRALIK ARTIŞIN YÜKÜ 200 MİLYAR TL”

Yüksek kur artışını savunanların matematiksel gerçekleri göz ardı ettiğini belirten Aktaş, tablonun vehametini basit bir hesapla ortaya koyuyor. Aktaş, “Dolar kuru yalnızca 1 lira arttığında, reel sektörün sırtındaki yük tam 200 milyar lira büyüyor. Kurun 10 lira artması durumunda bu yük 2 trilyon liraya, 30 liralık bir artışta ise 6 trilyon liraya ulaşıyor” ifadelerini kullandı.

Verilerdeki tek olumlu nokta ise vade yapısında görülüyor. Toplamda devasa bir açık olsa da, reel sektörün kısa vadeli (bir yıla kadar olan) döviz pozisyonunda 4,6 milyar dolarlık bir fazla bulunuyor.

Yükümlülüklerin sadece yüzde 37’si kısa vadeli. Bu durum, firmaların yakın dönemdeki borç ödemelerinde ellerindeki nakit varlıkların yeterli olduğuna işaret etse de, uzun vadeli borç yükünün kur şoklarına karşı savunmasız olduğunu kanıtlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir