İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve mücevherat sektöründe büyük yankı uyandıran 1,7 milyar liralık pırlanta kaçakçılığı soruşturması tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Dubai merkezli suç örgütünün Türkiye’ye kaçak yollarla pırlanta sokmak için kullandığı yöntemler ayrıntılarıyla ortaya konuldu.

Soruşturma dosyasına göre örgütün liderliğini, Dubai’de yaşayan İran vatandaşı Hadi Gulroozi üstlendi. Örgüt üyelerinin “Big Boss (Büyük Patron)” olarak hitap ettiği Gulroozi’nin, Hindistan’dan temin ettiği değerli taşları Dubai’ye getirerek burada sahte sertifikalar düzenlettiği belirlendi.
Sabah’ın haberine göre iddianamede, Türkiye’de faaliyet gösteren bazı mücevher firmalarının siparişlerini toplayan Gulroozi’nin, yüksek ithalat maliyetlerinden kaçınmak isteyen şirketlere komisyon karşılığında pırlanta tedarik ettiği ifade edildi. Örgütün Türkiye ayağının ise Gulroozi’nin sağ kolu olarak gösterilen Abbas Maneshi tarafından yönetildiği kaydedildi.
Soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen şüphelilerin ifadeleri, kaçakçılık ağının çalışma yöntemlerini de gün yüzüne çıkardı. Şüpheli Lütay Yapsaklı, pırlantaların X-ray cihazlarında kolay tespit edilememesinden faydalanıldığını, taşların kuryeler tarafından vücutlarına gizlenerek havalimanlarından geçirildiğini anlattı.
AİRPODS KUTUSUNA SAKLAMIŞLAR
31 Temmuz 2025’te Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gerçekleştirilen operasyonda yakalanan Habib Kocabaşoğlu’nun üzerinde yapılan aramada, AirPods kutusuna saklanmış 23,57 gram pırlanta ile 30 adet laboratuvar üretimi pırlantaya ait sertifika ele geçirildi. Söz konusu sevkiyatın gümrüklenmiş değerinin yaklaşık 1 milyon lira olduğu tespit edildi.
Dosyada yer alan bilgilere göre diğer kuryeler Miten Shah ve Can Mağzalcıoğlu’nun üzerlerinde de çok sayıda değerli taş bulundu. Kaçak sevkiyatlarda şampuan şişeleri ve çerez paketlerinin de kullanıldığı, dağıtımların ise çoğunlukla hafta ortasında gerçekleştirildiği belirlendi.
HAPİS CEZASI İSTENDİ
Örgüt adına pırlanta ve sertifikaların dağıtımını yaptığı öne sürülen Belgin Çalıcıoğlu’nun da tutuklandığı soruşturmada, bazı şüphelilerin sertifikaları doğrudan Çalıcıoğlu’ndan teslim aldıklarını kabul ettikleri öğrenildi.
İddianamede firari durumdaki örgüt lideri Hadi Gulroozi hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, örgüt yöneticisi Abbas Maneshi ile Belgin Çalıcıoğlu hakkında 45’er yıla kadar, Serkan Gökpınar hakkında ise 24 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
5 LİRALIK BANKNOTLA ŞİFRELİ TESLİMAT
Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de örgütün kullandığı teslimat sistemi oldu. Kapalıçarşı gibi yoğun bölgelerde kurye ile alıcının güvenli şekilde buluşabilmesi için özel bir doğrulama yöntemi geliştirildiği ortaya çıktı.
WhatsApp yazışmalarına yansıyan delillere göre, teslimat öncesinde 5 liralık banknotların seri numaraları fotoğraflanarak taraflara gönderiliyordu. Alıcının elindeki banknotun seri numarası, kurye tarafından bildirilen numarayla birebir uyuşmadığı sürece milyonlarca lira değerindeki pırlanta paketleri teslim edilmiyordu. Savcılık, bu yöntemin örgüt içinde “token sistemi” olarak adlandırıldığını belirtti.
