Kulaklarımızı sağır edecek kadar güçlü bir patlamanın, gezegenin öteki ucundan duyulabileceğini hiç düşündünüz mü? Günlük hayatta maruz kaldığımız gürültüler, geçmişte yaşanan bazı devasa olayların yanında sadece masum birer fısıltı olarak kalıyor. Bilimsel veriler ve tarihi kayıtlar, yeryüzünde şimdiye kadar ölçülen en şiddetli sesin arkasında insan elinin değil, doğanın kendi gücünün yer aldığını net bir şekilde gösteriyor.
İnsanoğlunun yeryüzünde çıkardığı en büyük gürültü, soğuk savaş döneminin gövde gösterilerinden biri esnasında kayıtlara geçti. Sovyetler Birliği, 30 Ekim 1961 tarihinde tarihin en büyük nükleer bombası olan Çar Bombası’nı infilak ettirdi. 50 megaton gücündeki bu bombanın yarattığı patlama, İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren Hiroshima’daki atom bombasından tam 3 bin 800 kat daha güçlüydü.
Bu muazzam patlama, yaklaşık 224 desibellik bir gürültü açığa çıkardı. Kulaklarımızın aşina olduğu seslerle kıyaslarsak; normal bir insanın aldığı nefes 10 desibel, gürültülü bir elektrikli matkap ise 95 desibel civarında. Logaritmik olarak artan desibel ölçeğinde, her 20 desibellik artış sesin gücünü 100 katına çıkarır. Bu yüzden 224 desibel, hayal sınırlarını zorlayan bir gürültü anlamına geliyor.
Bunun yanında, tek bir insanın kendi biyolojik imkanlarıyla çıkardığı en yüksek ses rekoru da oldukça şaşırtıcı bir seviyede. Belfastlı bir öğretmen, 1994 yılında öğrencilerine “sessiz olun” diye bağırdığında tam 121,7 desibellik bir seviyeye ulaştı ve bu alanda tarihe geçti.
Sibirya’da ormanı yok eden patlama
Doğal afetler söz konusu olduğunda sesin boyutu insan yapımı teknolojileri gölgede bırakıyor. Bu konudaki en güçlü iki adaydan ilki, tarihin en büyük göktaşı çarpması olarak bilinen Tunguska Olayı. 30 Haziran 1908 sabahı Rusya’nın Sibirya bölgesindeki Podkamennaya Tunguska nehri yakınlarında devasa bir patlama meydana geldi.
Yaklaşık 10 ila 20 megaton gücünde olduğu tahmin edilen bu patlama, Londra büyüklüğündeki bir ormanlık alanı dümdüz etti. Ortaya çıkan gürültü, tam bin kilometre uzaklıktan adeta bir top ateşi gibi duyulmuştu. Patlama merkezine 60 kilometre mesafede bulunan insanlar ise oluşan şok dalgası nedeniyle oturdukları yerlerden fırladı. Tunguska patlamasının yaklaşık 300 desibel seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Bu rakam, bir jet motorunun çıkardığı sesin katbekat üzerinde.
Gezegeni üç kez turlayan şok dalgası
Ancak dünya tarihinin en yüksek ses unvanı, Tunguska’ya değil, gökyüzünün rengini bile değiştiren başka bir felakete ait. 20 Mayıs 1883 tarihinde Krakatoa Yanardağı tam 200 megatonluk bir bombanın gücüyle patladı ve yaklaşık 60 bin insanın hayatına mal oldu.
Bu patlama, çevredeki denizcilerin kulak zarlarını yırtacak kadar dehşet vericiydi. Olay yerine 160 kilometre uzaklıktaki alanlarda bile ses seviyesi halen 172 desibel olarak ölçülüyordu. Patlama esnasında bölgeye 64 kilometre mesafede bulunan İngiliz gemisi RMS Norham Castle’ın kaptanı, seyir defterine mürettebatının yarısından fazlasının kulak zarlarının patladığını yazmıştı. Kaptan, dehşet içinde kıyamet gününün geldiğine inandığını da notlarına eklemişti.
Krakatoa’nın yarattığı bu gürültü, bildiğimiz anlamdaki ses sınırlarını aşarak bir şok dalgasına dönüştü. Tam 4 bin 800 kilometre uzaktan bile net bir şekilde duyulan bu devasa enerji dalgası, tamamen sönümlenmeden önce tüm dünyayı tam üç kez turladı. Bilim insanları bu sesin tam 310 desibele ulaştığını öngörüyor. Merak edenler için ufak bir kıyaslama yapmak gerekirse; 1970’lerde Michigan’da ölçülen ve dünyanın en yüksek sesli gaz çıkarma iddiası olarak kayıtlara geçen 118,1 desibellik absürt rekorun, bu doğa felaketinin yanında esamesi bile okunmuyor.