Mayıs 2026’da 9 güne çıkarılan bayram tatili, toplumun geniş bir kesimi için dinlenme fırsatı değil, geçim derdinin daha da katmerlendiği bir “evde kalma” zorunluluğuna dönüştü. İstanbul Mecidiyeköy’de konuşan yurttaşların ortak feryadı; astronomik ulaşım masrafları, eriyen emekli maaşları ve misafir ağırlamanın imkansız hale gelmesi oldu.
“TORUN GELSE NE İKRAM EDECEĞİZ?”
Bayramın eski tadının kalmadığını belirten bir emekli vatandaş, içine düştükleri yoksulluğu şu sözlerle özetledi:
“Bizim için bayram falan yok. Cebimizde bir kuruş para mı var ki bayramımız olsun? Bir simit alırken bile kırk kere düşünüyoruz. Memlekete gitmek hayal oldu; yol parası başlı başına bir servet. Hadi gitmedik diyelim, misafir gelse ne ikram edeceğiz? Eskiden bayramlarda torunlar doluşurdu, şimdi gelseler ne vereceğiz?”

“BAYRAM SADECE PARASI OLANA GÜZEL”
Yalnız yaşayan bir vatandaş ise bayramın sadece sınıfsal bir ayrıcalığa dönüştüğünü vurgularken, “Bayram parası olana bayram; bize sadece takvimdeki bir kırmızı gün. Dışarı çıkmayacağım, gezmeyeceğim; dört duvar arasında vaktin geçmesini bekleyeceğim” dedi.
YETİM BAKAN ANNELER VE İŞSİZLERİN ÇIKMAZI
Ekonomik krizin en ağır yükünü taşıyan kesimlerden biri de çocuk okutan ve geçim savaşı veren aileler. İki yetime baktığını belirten bir anne, tatil sorusuna acı bir cevap verdi:
“Devlet bize tatil şansı mı bıraktı? Çocukların karnını zor doyuruyoruz. İnsan önce evine ekmek götürebilmeyi, çocuklarının temel ihtiyacını karşılamayı düşünüyor. Tatil bizim gündemimizde bile değil.”

İşsiz bir vatandaş ise İstanbul’dan memleketine gidememenin stresini şu sözlerle anlattı:
“Bilet fiyatları 3 bin liraya dayanmış. 15 bin lira emekli maaşıyla bu mümkün mü? Kiralar olmuş 40-50 bin lira. İstanbul’da evde oturup kalacağız.”
EMEKLİNİN TALEBİ: “EN AZ 35-40 BİN LİRA”
Yaşam standartlarının insani bir seviyeye çekilmesi gerektiğini savunan emekliler, mevcut maaşlarla sosyal hayatın tamamen bittiğine dikkat çekti. Bir emekli, “Bu sistemin düzelmesi şart. Emekli maaşı bugün en az 35-40 bin lira olmalı ki insanlar bayramda bir yere gidebilsin. Şu anki tabloyla emekliye bayram tatili diye bir şey yok” diyerek taleplerini dile getirdi.

İSTİSNAİ BİR “NEFES”: ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANI
Yoğun iş temposundan bunalan bazı özel sektör çalışanları ise yüksek maliyetlere rağmen tatili bir kaçış noktası olarak görüyor. Bir çalışan, yol masraflarının bütçesini zorlayacağını kabul etse de; “Yoğun çalıştık, 4-5 gün kafa dinlemek için memlekete gideceğim. Masraflar ağır ama bir şekilde idare edip o yolu gideceğim” diyerek nadir tesellilerden birini sundu.