Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir detay ortaya çıktı. Gazeteci İsmail Saymaz, bugünkü köşesinde dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bahsettiği altı yıl önceki raporu köşesine taşıdı. Emniyet birimlerinin olaydan kısa süre sonra hazırladığı ancak kamuoyuna yansımayan raporda, dikkat çeken bölümler yer alıyor. Çarpıcı bölümlerden birinde Gülistan Doku’nun son gününe ait bilgiler de yer alıyor.
Saymaz’ın yazısının ilgili bölümü şu şekilde;
Soylu’nun söz ettiği gizli raporun peşine düştüm.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı’nın 17 Mart 2020 tarihli 42 sayfalık raporuna ulaştım.
Bu rapor “Doku hakkında yapılan çalışmaları yerinde görmek, incelemek ve çalışmalara katkı sunmak amacıyla 23 Şubat 2020’de İstihbarat Başkanlığı’nın yönlendirmesiyle” kurulup Tunceli’ye gönderilen özel ekip tarafından hazırlandı.
Bu özel ekip İstihbarat’tan bir emniyet müdürü ve komiser yardımcısı, Siber Suçlarla Mücadele ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele dairelerinden de birer komiser yardımcısından oluşuyor.
GÜLİSTAN’IN SON GÜNÜ
Raporda yer verilen bilgi ve bulgulara gelince…
Doku, kaybolmadan bir gün önce, 4 Ocak’ta Hanımeli Kafe’de part time işe başladı.
Saat 20.45’te cafe sahibi Mehmet Elma’dan bir saatlik izin alıp çıktı ve bir daha dönmedi. Eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un evine gitti. Saat 22.44’te evden ayrılıp Hatice Keneş’in evinde kaldı.
Ertesi sabah, 5 Ocak’ta Abarakov’un çalıştığı cafeye gitti, eski erkek arkadaşıyla görüştü. Saat 11.29’da ise Munzur Üniversitesi yönünde tek başına dolmuşa bindi.
Bir daha Doku’dan haber alınamadı.
O gece…
Üniversiteli Küba Oktay ve Dilek Malay, saat 23.30’da Tunceli Şehit Nahit Bulut Polis Merkezi’ne başvurdu.
Malay, “Doku’nun bir ay önce Abarakov’dan ayrıldığını, bir hafta önce eski erkek arkadaşının Instagram’da başka kızın resmini görmesinden sonra hareketlerinin değişmeye başladığını” anlattı.
Malay’a göre Doku, 4 Ocak’ta saat 16’da yurtta odaya gelerek, “Beni yalnız bırakmayın, iyi değilim, kendimi Munzur’a atmaya gidiyorum” dedi. Malay ve arkadaşları şaka yaptığını düşünerek, Doku’ya “Sevdiklerini ve aileni düşün” dedi.
9 OCAK’TA RUSYA’YA UÇTU
Savcılık ‘Kayıp Şahıs’ dosyası açtı.
6 Ocak’ta saat 2’de Abarakov’un ‘bilgi sahibi’ sıfatıyla ifadesi alındı.
Abarakov, o gün saat 22.45’te ‘şüpheli’ olarak gözaltına alındı. Evinde arama yapıldı.
İfadesi alınıp serbest bırakıldı.
Abarakov, 9 Ocak’ta İstanbul Havalimanı’ndan Rusya’ya uçtu.
23 Ocak’ta geri dönüp Antalya Havalimanı’na indi.
YURT ODASINDA İNTİHAR NOTU
Doku’nun yurttaki dolabında ‘Vasiyetim notu’ başlıklı bir yazı bulundu.
Yazıda şu ifadeler yer alıyor:
“Arkadaşlar sizi çok seviyorum. Dolabımı toplayın. Öldükten sonra arkamdan çok dağınıktı demesinler. Zeınal’ı çok seviyorum, bunu ona söyleyin. Odayı da temiz tutun.”
Arkadaşlarının bu yazıyı, ‘mizah amaçlı’ diye yorumladıkları belirtiliyor.
SON SİNYAL, 12.21
Doku’nun kullandığı telefonun en son 5 Ocak’ta saat 12:21’de sinyal verdiği saptandı. Ancak baz istasyonlarına uzaklığı, koordinat ve konum bilgileri tespit edilemedi.
Doku’nun saat 11.29’da şehir merkezinden üniversite yönünde dolmuşa bindiği belirlendi. Kamera açısında olmayan, Sarı Saltuk Viyadüğü – Dinar Köprüsü’nün de içerisinde bulunduğu 1900 metrelik güzergâhta araçtan indiği sonucuna varıldı.
Bir aracın kamerasında saat 12.25’te Dinar Köprüsü’nde Doku olduğu değerlendirilen kişinin görüntüsü elde edildi.
SUDA REÇETE, NOT VE BİR MAKAS
7 Ocak’ta Dinar Köprüsü mevkisinde Munzur gölünde arama- tarama ve kurtarma çalışması başladı. Su altı görüntüleme cihazları, iz bulma köpekleri ve drone’ler kullanıldı.
8 Ocak’ta Sarısaltuk Viyadüğü altındaki suda Doku’nun kimlik bilgilerinin bulunduğu bir reçete, reçeteye bitişik el yazması not bulundu. “Psikolojikman bizde baskı yaratıldığını ve bunu” şeklindeki yazının Doku’ya ait olduğu belirlendi.
10 Ocak’ta Doku’nun oda arkadaşına ait makas bulundu.
KÖPRÜDEN DÜŞEN CİSİM
Üniversite kamerasında Doku’nun ‘intihar’ olayının yaşandığının düşünüldüğü saatte köprüden aşağı düşen bir cisim görüldü. Kameranın 1500 metre uzaklıktan kaydettiği bu görüntüler net olmadığı için sonuca varılamadı.
PERTEK FERİBOTUNDA AĞLAYAN KADIN
Doku’nun Tunceli – Elazığ arasında işleyen Pertek feribotunda görüldüğüne dair 10 Ocak’ta ihbar ulaştı.
Feribotta kantinci olarak çalışan A.Ç., 5 Ocak günü saat 15-17 arasında Pertek iskelesinden Elazığ’a doğru yola çıktığını, terasta esmer ve 20’li yaşlarda bir kadının telefonla konuştuğunu, ağlayarak “Bir daha gelmeyeceğim, bir daha beni göremeyeceksin” dediğini iddia etti.
A.Ç.’nin çalışma arkadaşı C.K. de ağlayan kadına “Bir sorununuz var mı? Yardımcı olabilir miyim?” dediğini, kadının “Hayır” diye karşılık verdiğini anlattı. A.Ç. ve C.K., kadının feribottan atlamadığını, ancak araca binerek mi, yaya olarak mı gittiğini görmediklerini söyledi.
C.K. adlı üçüncü kişi ise Doku’ya benzettiği kadını yanında bir erkek ve bir kadınla araçtan inip feribota binerken gördüğünü iddia etti. Plaka Tanıma Sistemi’nden geçenlerin dosyadakilerle irtibatına rastlanılmadı. C.K. de sonradan alınan ifadesinde, kadının Doku’ya benzemediğini ifade etti.
Feribottaki 13 kadınla irtibat kuruldu. Biri “O tarihte annesinin feribotta bulunduğunu ve ağladığını” kaydetti.
‘BİR KADININ YAŞAMINDA 24 SAAT’
23 Şubat’ta Tunceli’ye giden özel ekip Doku ailesiyle görüştü.
Ailesi “Gülistan’ın mutlu bir kişiliğe sahip olduğunu, ekonomik sıkıntısının bulunmadığını, KPSS kitapları ve kremler aldığını” söyledi. Doku’nun kaybolmadan önce Stefan Zweig’ın ‘Bir Kadın Yaşamında 24 Saat’ adlı kitabı okuduğunu anlattılar. Bu bilgi üzerine rapora “Kitabın yazarının eşi ile birlikte intihar ettiği” notu düşüldü.
Ailesi “Gülistan’ı intihara yönlendirebilecek bir sebep olmadığını, öğretim görevlisinin derse geç gelenlerden ceza amaçlı 5 TL topladığını, bu olayın Doku’da olumsuz etki bıraktığını ve psikolojisini bozduğunu” kaydetti. Akademisyene bir yıl kademe durdurma cezası verildi.
TELEFONUNA EL KONMAMIŞ
Özel ekip, Abarakov’un telefonunun incelenmediğini belirledi. 27 Şubat’ta Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na bilgi verildi. Başsavcılık Abarakov’un telefonuna el koydu.
Abarakov’un Doku’ya kaybolduktan sonra gönderdiği mesajlar bu şekilde ortaya çıktı.