Alman hükümeti, Birleşmiş Milletler’in küresel gıda güvensizliğinin arttığı konusunda uyarıda bulunduğu bir dönemde, olası büyük krizlere hazırlık amacıyla ulusal gıda stoklarını önemli ölçüde genişletme kararı aldı.
Almanya Tarım Bakanı Alois Rainer’e göre amaç, öngörülemeyen durumlarda halka hızlı bir şekilde gıda temin edilmesini sağlamaktır.
Almanya rezervlerini genişletiyor ve nihai ürünleri piyasaya sürüyor.

Almanya’nın mevcut stratejik rezervleri arasında buğday, pirinç, yulaf ve süt tozu gibi temel gıda maddeleri bulunmaktadır.
Yeni plan, konserve gıdalar da dahil olmak üzere uzun raf ömrüne sahip hazır ürünleri de stoklara dahil etmeyi öngörüyor.
Bu şekilde yetkililer, kriz durumlarındaki halkın yalnızca ham maddelere değil, aynı zamanda hazır yemeklere de erişebilmesini sağlamak istiyorlar.
YENİ DEPOLAMA MODELİ: DEVLET ÖZEL SEKTÖRÜ DE İŞİN İÇİNE KATIYOR
Şu anda malzemeler ülke genelinde 150’den fazla güvenli depoda saklanıyor, ancak yeni strateji önemli bir değişiklik getiriyor.
Hükümet , yalnızca devlet depolarına güvenmek yerine, gıda üreticileri ve perakende zincirleriyle işbirliği yapmayı planlıyor.
Bulundukları yerlerde belirli bir miktarda malı “dokunulmamış rezerv” olarak muhafaza etmeleri gerekecektir.
Gıda israfını önlemek amacıyla, son kullanma tarihi yaklaşan ürünler düzenli olarak indirimli satışa sunulacak ve yerlerine taze ürünler getirilecektir.
Hükümet, özel sektörün karlarına yönelik eleştirileri reddetti.
Bakan Rainer, böyle bir sistemin özel şirketlerin haksız kazanç elde etmesine olanak sağlayabileceği yönündeki eleştirileri reddetti.

Devletin tedariklerin miktarını ve kalitesini sıkı bir şekilde kontrol edeceğini ve merkezi olmayan modelin yeni devlet depoları inşa etmekten önemli ölçüde daha ucuz olduğunu vurguladı.
Küresel gıda krizi, karar alma sürecini daha da hızlandırıyor.
Bu karar, uluslararası kuruluşların küresel gıda pazarında artan aksaklıklar konusunda uyarıda bulunduğu bir dönemde geldi.
Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı gibi önemli ulaşım güzergahlarındaki çatışmalar ve sorunlar, enerji, yakıt ve gübre fiyatlarında artışa yol açtı bile.
Bu durum en çok yoksul ülkeleri ve nüfusları etkiliyor ancak gelişmiş ülkeler de kendi koruma mekanizmalarını güçlendirmeye başlıyor.
YENİ BİR STRATEJİNİN İŞARETİ: HER ŞEYDEN ÖNCE DAYANIKLILIK
Almanya bu hamleyle, küresel belirsizlik döneminde kendi gıda güvenliğini ve dayanıklılığını önceliklendirdiğine dair net bir mesaj veriyor.
Yeni sistemin uygulanmasına ilişkin ayrıntıların önümüzdeki aylarda açıklanması bekleniyor.