Euro krizinin mimarıydı… Şimdi yepyeni bir partiyle geri dönüyor

Atina’da siyasi kulisler, eski Başbakan Alexis Çipras’ın yeniden aktif siyasete dönüşüyle hareketlendi. Uzun süredir parti içi tartışmalar ve istifalarla gündemden düşmeyen Çipras, bu kez daha geniş bir toplumsal tabana hitap etmeyi hedefleyen yeni bir siyasi hareketle sahneye çıktı.

“DAHA ŞEFFAF, DAHA ADİL”

Ekonomik krizin en sert yaşandığı dönemlerde ülkeyi yöneten ve uluslararası kreditörlerle yaşanan gerilim sürecinin merkezinde yer alan Alexis Çipras, yeni oluşumun “sisteme karşı daha şeffaf, daha katılımcı ve daha adil bir ekonomik model” hedeflediğini açıkladı.

Çipras, yaptığı değerlendirmede Yunanistan’ın son yıllarda ekonomik toparlanma görüntüsüne rağmen sosyal eşitsizlik ve yolsuzluk algısı açısından ciddi sorunlar yaşadığını savundu. Yeni siyasi girişimin, sadece seçim kazanma hedefiyle değil, “devletin işleyişini yeniden tanımlama” iddiasıyla kurulduğunu vurguladı.

MİÇOTAKİS İLE GERİLİM YAŞAMIŞTI

Siyasi gözlemcilere göre bu hamle, özellikle 2010’lu yılların kriz döneminde uygulanan kemer sıkma politikalarının yarattığı toplumsal kırılmaları yeniden gündeme taşıyabilir. Çipras’ın geçmişte euro bölgesinden çıkış tartışmalarına kadar uzanan sert müzakereleri, yeni girişimin de uluslararası finans çevreleri tarafından dikkatle izlenmesine neden oluyor.

Krizin en yoğun döneminde Yunanistan’ın borç paketleri üzerinden yaşadığı gerilim, Kiriakos Miçotakis liderliğindeki merkez sağ Yeni Demokrasi ile sol blok arasında uzun süreli bir siyasi rekabet yaratmıştı.

YUNAN SİYASETİNDE YENİ DÖNEM

Çipras’ın daha önce liderliğini yaptığı SYRIZA ise son seçim yenilgilerinin ardından ciddi bir iç dönüşüm sürecine girmiş, parti içi ayrışmalar ve kopuşlarla zayıflamıştı. Bu süreçte ana muhalefet boşluğu ise giderek PASOK tarafından doldurulmuştu.

Yeni siyasi hareketin sahaya çıkışı, hem SYRIZA’nın geleceğini hem de Yunanistan’daki merkez sol dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir gelişme olarak görülüyor. Analistler, bu hamlenin sadece bir parti değişimi değil, aynı zamanda Yunan siyasetinde “yeniden konumlanma süreci” başlatabileceğini değerlendiriyor.

Author: Yusuf Arslan