Hem kariyeri hem de özel yaşamıyla sık sık gündeme gelen Şallı, eski eşi Harun Tan ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Pars’ın uzun süren lenfoma tedavisinin ardından hayatını kaybetmesiyle büyük bir yıkım yaşamıştı.
Programda duygularını samimi sözlerle dile getiren Şallı, yaşadığı acının hâlâ ilk günkü kadar taze olduğunu söyledi. “Bu acıyla yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum. Bazı duyguları anlatmaya kelimeler yetmiyor” diyerek hislerini ifade etti.
Toplumun yas sürecine bakışına da değinen ünlü isim, insanların acıyı yalnızca gözyaşıyla ölçmemesi gerektiğini vurguladı. “Sürekli ağlamak ya da kendini göstermek zorunda değilsin. Benim yaşadığımı yaşayan çok anne var. Güçlü durarak kadınlara umut olmak istiyorum” dedi.
Hayata tutunmanın önemine dikkat çeken Şallı, özellikle annelerin psikolojik olarak ayakta kalmasının aile için büyük önem taşıdığını belirtti. “İyi kalabilmek için mücadele ediyorum. Güçlü görünmeye çalışmıyorum, sadece yaşamaya devam ediyorum” ifadelerini kullandı.
Eski eşiyle aynı acıyı paylaşmalarına rağmen yas süreçlerini farklı yaşadıklarını söyleyen Şallı, zaman zaman kendisini yalnız hissettiğini de dile getirdi. “Bu acının içinde insan aslında tek başına kalıyor. Bazı duygular paylaşılsa da tamamen taşınamıyor” dedi.
Son dönemde yalnızlıkla barıştığını söyleyen ünlü isim, huzuru kendi iç dünyasında bulduğunu belirterek, “Şu sıralar en büyük aşkım huzur. Uzun zamandır kendimi hiç bu kadar sakin hissetmemiştim” sözleriyle dikkat çekti.