Fenerbahçe’de Greenwood ve Guendouzi’ye tam not! Halil Özer: Sezon sanki hiç bitmemiş gibi iyi oynadı

Fenerbahcede greenwood ve guendouziye tam not halil ozer sezon sanki hic bitmemis gibi iyi 1ilQBAOc.jpg

UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turu ilk maçında Polonya’nın Gornik Zabrze ekibini konuk eden Fenerbahçe, rakibini 1-0 yenerek tur için avantaj sağladı.

Chobani Stadı’nda oynanan müsabakaya tutuk başlayan sarı-lacivertliler, pozisyon üretmekte zorlandı. 37. dakikada Anderson Talisca’nın frikik golüyle öne geçen sarı-lacivertliler, devreyi 1-0 üstün tamamladı.

İkinci yarıya daha hızlı başlayan Fenerbahçe, net pozisyonları gole çeviremedi ve farkı artırmayı başaramadı. Karşılaşma, sarı-lacivertlilerin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Mücadele sonrasında spor yazarları sarı-lacivertli takımın futbolunu ve yeni transferlerini değerlendirdi.

HALİL ÖZER: BU İŞ TAMAM / MİLLİYET
Fenerbahçe belki farklı bir galibiyet almadı. Ancak her iki takım arasında öyle kalite farkı var ki 2. maçta Polonyalıların turu geçme şanları bana göre sıfır. Yani Fenerbahçe’nin bu turu geçeceğine yüzde yüz eminim.

Bu maçlar sezonun en önemli ve en zor maçlarıdır. Rövanş maçı için bir hafta var. Ancak bu 7 gün bile Fenerbahçe’nin daha da oturması için önemli bir süre. 30 dereceyi geçen sıcaklıklarda yapılan ağır sezon başı antrenmanları, Şampiyonlar Ligi için bu tip maçlar hatanın telafisinin olmadığı en zor maçlardır.

İLK YARIDA ZORLANDI
Fenerbahçe dün sahaya Asensio, Greenwood, Kante, Vedat gibi ağır toplardan yoksun çıktı. İlk yarıda zorlandı mı? Evet… Rakip Polonya’nın en köklü takımlarından birisi. Lakapları ise madenciler. Kalenin önüne tam bir duvar ördüler. Akan oyunda sadece bir iki pozisyon bulabildik. Semedo’nun sağ kanattan geliştirdiği atakta Bartuğ son derece net bir pozisyonu kaçırdı. Ancak ilk yarının sonlarına doğru Talisca kendine has bir vuruşla Fenerbahçe’nin golünü attı. Son dakikada ise Bartuğ bir gol daha kaçırdı.

Genel olarak Fenerbahçe sabırlı oynadı. Hazırlık döneminin yorgunluğu her hallerinden belli oluyordu. Ancak İrfan Can, Fred, Semedo ve Guendouzi sahaya tüm ağırlığını koydu. Özellikle İrfan’ın eski günlerine dönüş sinyalleri vermesi Fenerbahçe açısından çok önemli.

İkinci yarı Fenerbahçe farkın açılması için her şeyi yaptı. Ancak kah direkler kah Polonyalı takımının kalecisi Schulze buna engel oldu. Rakip bu yarıda Fenerbahçe orta alanını sadece gelişi güzel vuruşlarla geçti. Tek bir şut çekemedi. Tek bir atak bile geliştirmedi. Buna karşılık Fenerbahçe’de Talisca ve Bartuğ’nun birer topu direkten döndü.

GREENDOOD’U AZ GÖRDÜK AMA YETTİ
Fenerbahçe çok kontrollü oynadı. Kendini fazla zorlamadı. Tamam ikinci golü istedi ancak sanki futbolcular sezonun ilk resmi maçında kendilerini korudular. Ancak rakibe sürekli yakın pres uyguladılar. Nefes aldırmadılar.

Rakip öyle bir kapandı ki sanki o alandan çıkmamaya yemin etmişler gibiydi. Bu yarıda Semedo ile İrfan Can normal olarak biraz oyundan düştü. Kerem sol kanatta etkisiz günlerinden birini yaşadı. Buna rağmen bence çıkmazdı. Tabii Kerem’in Dünya Kupası gördüğünü unutmamak lazım. Guendouzi ise sezon sanki hiç bitmemiş gibi iyi oynadı. Savunmada Skriniar ise ne kadar önemli futbolcu olduğunu bir kez daha gösterdi. Greenwood’u az gördük. Ama bence yetti. Biz yeni sezona Greenwood için şimdiden hazırlanalım.

Sonuç olarak Fenerbahçe maçı tek farklı olsa da kazandı. Biraz kısmeti olsaydı maçı daha da farklı kazanabilirdi.

CEM DİZDAR : RAKİP ANALİZİ YANLIŞ YAPILMIŞ / FANATİK
Maçın ilk devresi düşünüldüğünde İsmail Kartal ve ekibinin rakip analizinin pek de doğru olduğu söylenemezdi! Öyle ya Kartal, maçtan bir gün önceki toplantıda rakibin ‘İkinci bölge’yi kapatacağını belirttiyse de pek öyle olmadı. Gornik tamamen kendi birinci bölgesine yığılmıştı. Tam da bu nedenle ilk devre yüzde 75 topla oynayan Fenerbahçe golü Anderson Talisca ile serbest vuruştan buldu. İkinci devresi de ilkinden farklı değildi.

Gornik derinde, Fenerbahçe rakip ceza sahası önünde. Rakip çıkmadıkça, diğer deyişle ‘Çıkamadıkça’ Fenerbahçe savunmayı hareket ettirmek için pas yaptıysa da hız düşük kaldığı için topla oynayıp durmuş göründü. 70’e yaklaşırken teknik direktörünün maç önü kanaatine karşın ‘Hazır olduğu’nu sosyal medya hesabından duyuran Marco Asensio ile Oğuz Aydın sahadaydı. Fakat değişen çok şey olmadı. Evet, Fenerbahçe tüm maç boyu topla oynama, hareket etme konusunda üstündü… Rakibini geri itti, hataya zorladı, denedi ancak istediğini yapamadı.

Unutulmasın ki iki takım arasındaki fark da ‘Topla oynama oranı’ kadar büyüktü. Başlangıç 11’lerinin piyasa değerleri 113 milyon Euro’ya karşın 13 milyon Euro’ydu! Yani fark 100 milyon Euro’ydu. Fakat sahada bu fark belirgin miydi, işte büyük soru işareti buradaydı. Ülkeye ve Fenerbahçe’ye dair son iki not… İlki… Taraftarın sonuca etkisinin bize anlatıldığı gibi olmadığını gördük ama yetmez. Bunu teknik adam, futbolcular ve yöneticilerin de görmesi gerek

İkincisi… İlginçtir, Brezilya ve Hırvatistan Milli Takımları’nın kalecilerinin bonservisi Fenerbahçe’de ama kalelerinde yıllardır takımda tutup ardından beğenmeyip, başka takımlara gönderdikten sonra milli takıma seçilen Mert Günok var! Yani Mazhar Alanson’un ‘Hamak’ta söylediği gibi; ’Ne kadar enteresan’, değil mi?

yok

Author: Yusuf Arslan