Gazeteci Hakan Tosun davası başlıyor: Kamera kayıtlarını kabul etmiyorlar

HAKAN TOSUN İÇİN ADALET ARAYIŞI BAŞLADI: ADLİYE ÖNÜNDE PANKART KRİZİ

Gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un Esenyurt’ta uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması, bugün saat 14.00’te Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşma öncesi İncirli metrosu önünde toplanan kitleye yönelik polis müdahalesi dikkat çekti.

“HAKAN TOSUN’A NE OLDU?” YAZILI PANKARTA ENGEL

Tosun’un sevenleri ve meslek örgütleri adliyeye doğru yürüyüşe geçtiği sırada polis ekipleri kitleyi durdurdu. “Hakan Tosun’a ne oldu?” yazılı pankartla yürünmesine izin verilmedi. Polisin engellemesine tepki gösteren anne Fatma Tosun, “Çocuğum sokak ortasında dövüldüğünde polis neredeydi?” sözleriyle barikat önünde isyan etti. Pankartların indirilmesinin ardından grubun adliyeye girmesine izin verildi.

SALON YETERSİZLİĞİNE TEPKİ

Hakan Tosun’un avukatları, davanın toplumsal önemine dikkat çekerek duruşma salonunun yetersiz olduğunu, daha büyük bir salon taleplerinin ise reddedildiğini açıkladı. Avukatlar, bu davanın sadece bir ceza yargılaması değil, aynı zamanda ifade özgürlüğü ve çevre mücadelesine yönelik bir hak arayışı olduğunu vurguladı.

ÖLÜMÜNDEKİ SIR PERDESİ ARALANACAK MI?

10 Ekim 2025’te darp edilen ve üzerinden kimlik çıkmadığı gerekçesiyle hastanede 27 saat boyunca teşhis edilemeyen Tosun’un ölümüyle ilgili birçok soru işareti bulunuyor. Arkadaşları; kayıp olan telefon, cüzdan ve kameranın akıbetini, basına sızdırılan görüntülerin kimler tarafından kurgulandığını ve hastanedeki ihmal iddialarını davanın merkezine taşıyor.

SANIKLAR HAKİM KARŞISINDA

Tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin, “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Mahkeme başkanı duruşmaya üç avukatın, bir milletvekilinin, bir baro temsilcisinin ve dört gazetecinin girebileceğini söyledi. Duruşmayı takip etmek isteyen vatandaşlar, “aç aç, barikatı aç” sloganları attı. Adliye girişinde polisler salona girmek isteyenlere müdahale ederken, Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun fenalık geçirdi.

AVUKATLARA VE GAZETECİLERE POLİS MÜDAHALESİ

Polis, kalabalığı engellemek adına salon önünde barikat kurdu. Adliyeye girmeye çalışan gazeteci ve avukatlara polis izin vermedi. Davayı takip etmek için gelen gazeteciler, üst katta başka bir salona alındı. Gazeteciler, duruşmayı SEGBİS ile takip edecek.

“SERT OLAMAYN TEKME ATTIM”

Sanık Abdurrahman Murat, Hakan Tosun’a tekme attığını itiraf etti. Murat, “Ölene rahmet diliyorum. Hakan Tosun elinde bir madde sarıyordu. Yanına iyi niyetle gittim. Bana küfür etti, omzuna sert olmayan bir tekme attım” dedi.

Gazeteci Eylül Deniz’in aktardığı bilgilere göre Murat, olay anı görüntüleri kendisini yalanlamasına rağmen olay yerinde 1 dakika bile kalmadığını iddia etti. İfadesinin devamında Murat yumruk attığını, başına tekme atmadığını iddia etti. Olayın ardından ayrılan, sonrasında olay yerine geri dönen Murat, “markete girmek için geri döndüğünü” söyledi. Ailenin avukatları, Murat’ın Tosun’a 4 kez sert bir şekilde vurduğunun kamera kayıtlarında göründüğünü söyledi. İkinci darp sırasında da tekme atması üzerine Tosun’un çantasının üzerine düştüğünü söyledi.

KAMERA KAYITLARINI KABUL ETMİYORLAR

Sanık Adnan Şahin de, SEGBİS üzerinden savunmasına başladı. Aracında otururken sol taraftan bağırma sesleri duyduğunu iddia eden Şahin, “Hakan Tosun’a git dedim, küfretti. Yeniden şahsın yanına gittiğimizde kendisini kontrol etmek için müdahale ettim” dedi. Vurma amacıyla hareket etmediğini iddia etti.

Avukatın niçin iki saat beklediklerini sorması üzerine cevap veren Şahin, kamera kayıtlarını kabul etmeyerek tekme atmadığını savundu. Tosun’un avukatlarının kayıtların net olduğunu söylemesine rağmen “orada saldırım olmadı” dedi. Sanık avukatları ise kamera kayıtlarının net olmadığını savundu.

“OĞLUM İÇKİCİ DEĞİL”

Hakan Tosun’un annesi Fatma Tosun da oğlunun madde veya alkol bağımlısı olmadığını söyledi. Tosun’la telefonda konuşurken oğlunun yolda olduğunu söylediğini belirtti. “Özellikle kafasına çalışmışlar. Oğlum kimseye küfretmez. Şikayetçiyim” dedi.

İSTANBUL BAROSU’NDAN DAVAYA KATILMA TALEBİ

Gazeteci Eylül Deniz’in aktardığı bilgilere göre İstanbul Barosu adına söz alan avukatlar ise bu dosyanın bir kasten öldürme dosyası olmadığını belirtti. “Basın özgürlüğü, demokratik toplum düzeninin korunması için önemli bir dava” dedi. Davaya katılma talebinde bulundu.

Author: Yusuf Arslan