Gaziantep’te skandal iddia: 12 yaşındaki çocuğa ‘oturuş’ tutanağı

Gaziantep Saim Akınal Anadolu Lisesi’nde yaşandığı öne sürülen bir olay, eğitimde çocuk hakları ve idari yetki tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Eğitim-İş Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat’ın açıklamasına göre, nöbet görevini aksatmamak için 12 yaşındaki çocuğunu okula getiren bir öğretmen, okul yönetiminin hedefi oldu.

ÇOCUĞA ‘OTURUŞ’ GEREKÇESİ, İDAREYE KEYFİLİK ELEŞTİRİSİ

İddiaya göre öğretmen E.D., nöbetçi olduğu gün çocuğunu geçici olarak öğretmenler odasında bulundurdu. Çocuk kısa süre sonra kendi okuluna gitmesine rağmen, okul müdürü M.Y.’nin çocuğun “oturuş biçimini” gerekçe göstererek değerlendirmelerde bulunduğu ve bu durumun resmi yazışmaya taşındığı belirtildi. Eğitim-İş, söz konusu yaklaşımın kamu idaresi ilkeleri, pedagojik esaslar ve çocuk hakları açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı. Açıklamada, bir çocuğun davranışının “öğretmenler odasının saygınlığına aykırılık” gibi sübjektif bir gerekçeyle idari işleme konu edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ifade edildi. Sendika, ilgili yazışmada herhangi bir disiplin hükmü ya da somut ihlal ortaya konulmadığını, bunun yerine yoruma açık kavramlarla değerlendirme yapıldığını belirterek, bunun idarenin takdir yetkisinin keyfi biçimde kullanıldığını gösterdiğini kaydetti.

ÇOCUK HAKLARI İHLALİ VE MOBBİNG İDDİASI

Açıklamada, 12 yaşındaki bir çocuğun davranışlarının resmi yazışmaya konu edilmesinin çocuk hakları, üstün yarar ilkesi ve özel hayatın korunması açısından ciddi ihlal olduğu vurgulandı. Eğitim kurumlarının görevinin çocukları yargılamak değil, korumak ve geliştirmek olduğu hatırlatıldı. Öte yandan, işlemin doğrudan öğretmene yöneltilmesinin kurum içi çalışma barışını zedelediği ve öğretmen üzerinde baskı oluşturduğu belirtilerek, durumun “idari baskı ve mobbing unsurları” taşıdığı ifade edildi. Kamuoyuna yansıyan iddialar arasında, okul müdürünün yakın bir akrabasının İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nde görev yaptığı yönündeki bilgiler de yer aldı. Eğitim-İş, bu durumun sürecin tarafsızlığı ve objektifliği konusunda soru işaretleri yarattığını belirterek, iddiaların şeffaf biçimde açıklığa kavuşturulması çağrısında bulundu.

SENDİKADAN SORUŞTURMA ÇAĞRISI

Eğitim-İş, olayın münferit bir iletişim sorunu olmadığını, idari yetkinin aşılması ve kamu gücünün keyfi kullanımı anlamına geldiğini savundu. Sendika, söz konusu uygulamalar hakkında ivedilikle idari soruşturma başlatılmasını, yöneticinin yetki kullanımının denetlenmesini ve eğitim kurumlarında çocuk haklarını esas alan bir yönetim anlayışının tesis edilmesini talep etti.

Sendika, sürecin tüm hukuki ve idari aşamalarının takipçisi olacaklarını duyurdu.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir