Gece kulübü davası 10 Temmuz’a ertelendi

2 Nisan 2024’te Gayrettepe’de 29 işçinin yaşamını yitirdiği gece kulübündeki yangın faciasına ilişkin davanın 14’üncü duruşması bugün (18 Mayıs) Çağlayan Adliyesi’nde görüldü.

Gayrettepe’de 29 işçinin yaşamını yitirdiği davada duruşma 10 Temmuz’a ertelendi. Mahkeme, tutukluluk halinin devamına karar verirken ailelerin yeni bilirkişi ve keşif taleplerini reddetti.

Gayrettepe’de 29 işçinin hayatını kaybettiği işçi katliamına ilişkin davanın duruşması Çağlayan Adliyesinde görüldü. Aileler bilirkişi raporuna itirazlarını belirtirken hakimin itirazlar ve duruşmaya dair işçi ailelerinin taleplerini kesmeye çalışması üzerine Onur Aladağ’ın annesi Gülşen Aladağ “Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz. Dinleyecekseniz oğlumu geri verin. Aileler katillerin salınmasını seyrediyor 14 celsedir. 1 ifade veren taşeron olduğu ispatlı isimler tutuksuz yargılanıyor” sözleriyle tepki gösterdi.

AİLELER İTİRAZA TEPKİ GÖSTERDİ

Aladağ hâkime tepki gösterirken fenalaştı, bu sırada sanık avukatları İstanbul Barosunun gözlemci sıfatıyla duruşmaya katılmasına itiraz etti. Aileler bu itirazı yapan avukata da tepki gösterirken hakim duruşmaya ara verdi.

Aranın ardından devam eden duruşmada mahkeme duruşması 10 Temmuz’a saat 10:00’a ertelendi.

Tutukluluk ve adli kontrolün devamına karar veren mahkeme, belediye görevlilerinin birleşen dosyasına dair sorumlulukların saptanması için idari hukuk yönünden incelemek üzere bilirkişi raporuna karar verdi. Ayrıca ailelerin keşif ve yeni bilirkişi raporu talepleri de reddedildi.

Dava öncesi faciada yaşamını yitiren işçilerin aileleri adliye önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.

Ailelere, Sakarya’nın Hendek ilçesinde havai fişek patlaması sonucu hayatını kaybedenlerin aileleri, Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki bir kozmetik üretim tesisinde çıkan yangında hayatını kaybedenlerin aileleri ve CHP Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan da destek verdi.

‘RAPORU KABUL ETMİYORUZ’

Açıklamayı hayatını kaybeden işçilerden Şivan Dolu’nun ablası Zülfiye Dolu okudu.

29 canın çığlığını haykırmak için toplandıklarını ifade eden Zülfiye Dolu, iki yıldır adalet mücadelesi verdiklerini hatırlatarak, “Adalet Bakanlığı ‘adaleti’ sağlayamıyorsa, sevdiklerimizi bize geri versin!” dedi.

Dosyaya sunulan son bilirkişi raporuna da tepki gösteren Dolu, “Son bilir kişi raporu gerçeği örtme ve aklama çabasıdır. 29 canımızın hayatını kaybettiği bu iş cinayetini ‘basit bir kaza’ gibi göstermeye çalışarak aklımızla ve acımızla dalga geçmektedirler. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz.” şeklinde konuştu.

Dolu, bilirkişi raporunun altında imzası bulunan isimlerden birinin 20 yıl boyunca Bahçelievler Belediyesi’nde Yapı Denetim ve Ruhsat Müdürü olarak görev yapmış, emekli bir bürokrat olduğunu ve bu kişinin yapı denetim ve ruhsat ihmallerini tarafsız inceleyemeyeceğini savundu.

‘SAVUNMA KABUL EDİLEMEZ’

Bilirkişi raporunda 29 kişinin can vermesine neden olan tadilat çalışmasında, ‘basit tadilat’ olarak geçiştirilmesine de tepki gösteren Dolu, “16 katlı binanın bodrum katında; onlarca sanayi tipi oksijen tüpünün, kaynak makinelerinin ve tonlarca yanıcı izolasyon malzemesinin denetimsizce bir arada bulunduğu, çıkış kapılarının kilitlendiği bir ortama ‘basit tadilat’ demek, vicdanın körelmesidir. 2006’dan beri 7 kez el değiştiren bir işletmenin, tek bir güncel itfaiye raporu olmadan çalışmasına göz yuman kamu görevlilerinden sonuna kadar hesap soracağız. İdarenin ‘bilgim yoktu’ savunması kabul edilemez.” dedi.

‘YAŞANAN ACININ RENGİ BİR’

“Bizim için bu davanın rengi, partisi veya belediyesi yoktur. Bizim için sadece sevdiklerimizi bizden alan ‘sorumlular’ ve ‘ihmaller’ vardır” diyen Dolu şöyle devam etti:

“Hiçbir ölüm; ölenin banka hesabıyla, unvanıyla veya sosyal statüsüyle ölçülemez. Dökülen yaşın, yaşanan acının rengi birdir. Bizler, ‘İşçinin fıtratında ölüm vardır’ anlayışını reddediyoruz! Bu bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik hukuki bir kılıftır. Biz bu kılıfı yırtıp atacağız. 29 canımızın hesabı sorulana, tüm sorumlular yargı önüne çıkana kadar adalet arayışımıza kararlılıkla devam edeceğiz”

Author: Yusuf Arslan