Gıda fiyatlarında “Lojistik” kıskacı: Tarladan rafa maliyet uçurumu

Sebze ve meyve fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş, ticaretin tüm paydaşlarını mercek altına alıyor. Üretici ile tüketici arasındaki makasın “anormal” seviyelere ulaşması Ticaret Bakanlığı’nı harekete geçirirken, Dünya gazetesinde Mehmet Gülel’e konuşan TOBB Tarım Meclisi Başkanı M. Ülkü Karakuş, asıl sorunun aracıların kar hırsından ziyade kontrolden çıkan nakliye maliyetleri olduğunu vurguladı.

“ENFLASYON TAHMİNLERİ REVİZE EDİLMELİ”

Küresel gerilimlerin (İran-ABD-İsrail) petrol fiyatlarını tetiklemesi, Türkiye’nin iç pazarındaki lojistik dengelerini altüst etti. Karakuş, enerji maliyetlerindeki artışın gıda fiyatlarına doğrudan yansıdığını belirterek şu uyarıda bulundu:

“Merkez Bankası enflasyon tahminini yüzde 18’e çıkardı ancak biz bu yıl %30 bandında bir enflasyon bekliyoruz. Savaşın yarattığı ekonomik dalgayı önce kabullenmeli, ardından çözüm üretmeliyiz.”

NAKLİYENİN PAYI ÜÇ KATINA ÇIKTI

Lojistik maliyetlerinin ürün fiyatı içindeki ağırlığı, savaşın başladığı Şubat sonundan bu yana dramatik bir şekilde arttı. Karakuş’un paylaştığı verilere göre: Yüzde 30 ile yüzde 50 arasında seyrediyor. Konya’da mısır nakliyesinin ton fiyatı 600 TL’den 1.500 TL’ye fırlamış durumda. Rusya gibi yakın hatlarda navlun fiyatları 15 dolardan 25 dolara; uzak hatlarda ise 30 dolardan 50 dolara çıktı.

GÜBREDE ARZ SORUNU YOK, MALİYET BASKISI VAR

Tarım sektörünün en önemli girdilerinden biri olan gübrede şu an için bir “tedarik krizi” yaşanmadığını belirten Karakuş, maliyet farkına dikkat çekti. Alt gübre 20 TL’ye mal edilirken, üst gübrede bu rakamın 30 TL’ye çıkması, önümüzdeki dönemin ürün fiyatlarına şimdiden “zam” olarak yazılmış durumda. Ayrıca, Süveyş ve Hürmüz boğazlarındaki aksamalar nedeniyle Ümit Burnu’nu dolaşmak zorunda kalan gemiler, ton başına 15 dolarlık ek bir yük getiriyor.

“KIRSAL BOŞALDI, PİYASAYI MARKETLER BELİRLER OLDU”

Türkiye’nin sanayi ve hizmet toplumuna geçiş sürecini “altyapısız ve hızlı” yaptığını savunan Karakuş, metropolleşmenin gıda tedarik zincirini bozduğunu ifade etti. Kırsalın boşalmasıyla birlikte, 3-4 büyük market zincirinin hayvansal ürünler başta olmak üzere tüm piyasada fiyat belirleyici güce ulaştığını vurguladı. Mevcut sistemde hem üreticinin hem de tüketicinin mağdur olduğu bir tablo oluştuğunu belirtti.

TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK FIRSAT

Savaşın yarattığı risklere rağmen Türkiye’nin coğrafi avantajına değinen Karakuş, kuzeydeki hammadde (Rusya-Ukrayna) ile güneydeki gıda ihtiyacı (Ortadoğu-Asya) arasında Türkiye’nin kritik bir köprü olduğunu hatırlattı. “Enflasyon artacak” korkusuyla yapılan ihracat yasaklarının ters etki yarattığını savunan Karakuş, sanayicinin tam kapasite çalışması ve ihracatın teşvik edilmesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.