Avustralya‘nın Tazmanya bölgesindeki ıssız bir uçuş pistinin yakınında “Dünyanın Kara Kutusu” adı verilen devasa bir yapı yükseliyor. 16 metre uzunluğunda ve 4 metre yüksekliğinde tasarlanan çelik beton arşiv, iklim krizinin seyrini ve insanlığın bu krize verdiği yanıtları gelecek nesiller için kaydedecek.
The Guardian’ın gündeme taşıdığı yapının arkasında ise bir bilim kuruluşu değil, Rouser Lab adlı Avustralyalı çevre iletişim ajansı bulunuyor.
HAVACILIKTAKİ KARA KUTUNUN DEV VERSİYONU
Yapı, uçaklarda kaza sonrasında olayların seyrini ortaya koyan kara kutuların mantığına dayanıyor. Bu kez kaydedilecek olan şey ise tek bir uçuş değil, gezegenimizin çevresel tercihleri ve çöküş süreci olacak.
Kara kutu siklonlara, depremlere, yangınlara, sellere ve doğrudan saldırılara karşı dayanıklı şekilde inşa ediliyor. Tazmanya‘nın seçilmesinin nedeni de bölgenin hem jeolojik hem de politik açıdan istikrarlı ve izole olması.

ŞEBEKEDEN BAĞIMSIZ ÇALIŞACAK
Yapı dış dünyaya enerji açısından bağlı kalmayacak. Çatıya yerleştirilen temperli camla kaplı 36 güneş paneli sayesinde tamamen kendi kendine yeten bir sistem kurulacak.
Veriler “Hayati Endeks” adı verilen canlı bir veri tabanında toplanacak. Dünyadaki uzay ajansları, meteoroloji kurumları ve üniversitelerden internet üzerinden gelen bilgiler bu havuzda buluşacak. Hedef, gezegenin yıkımına yol açan olayların tarafsız bir kaydını tutmak ve geleceğin insanlarını bugünün kararlarından sorumlu kılmak.
5 YILDIR SÜREN SESSİZLİK ŞÜPHE YARATTI
Proje ilk kez 2021 yılında duyuruldu. Aradan geçen 5 yıl boyunca kamuoyuna neredeyse hiç güncelleme verilmemesi güvensizliği büyüttü. Eleştirmenler yapının somut bir arşivden çok dikkat çekmeye yönelik sembolik bir jest olduğunu öne sürdü.
Rouser Lab’in bilimsel bir kuruluş değil deneysel bir iletişim ajansı olması da soru işaretlerini artırdı. Halihazırda pek çok açık iklim veri tabanı bulunurken bu arşivin araştırma dünyasına gerçekten katkı sağlayıp sağlamayacağı tartışılıyor.
Ajansın Grup Sanat Direktörü Jonathan Kneebone, The Guardian’a yaptığı açıklamada perde arkasında yoğun mesai harcandığını vurguladı. Kneebone, tasarımların ve veri depolama sistemlerinin geliştirilmesinden projenin sürdürülebilirliğini sağlayacak finansman modellerinin kurulmasına kadar birçok konuda çalışıldığını ifade etti.
Projenin web sitesinde ise şu mesaj yer alıyor:
“Bu hikayenin sonucu tamamen bize bağlı.“
UZAYA “İMDAT” SİNYALİ GÖNDERECEK İKİZ PROJE
Rouser Lab’in tek projesi kıyameti kaydedecek kara kutuyla sınırlı değil. Ajans aynı zamanda “Climate SOS” adını verdiği bir başka projeyi de geliştiriyor. Bu kapsamda 50 metre yüksekliğinde teknolojik bir dikilitaş tasarlanıyor.

Dikilitaşın içinde uzaya doğrudan tehlike ve yardım sinyali gönderecek bir radyo teleskop bulunacak. Destekçiler bu kadar büyük ve görünür yapıların kamuoyunun dikkatini yeniden iklim krizine çekeceğini savunuyor.
Kara kutunun kurulumunun Aralık 2026’ya kadar tamamlanması planlanıyor.