MV Hondius gemisinde yaşanan trajik ölümlerin ardından uluslararası sağlık otoriteleri alarma geçti. Yapılan ilk laboratuvar testlerinde bir Hantavirüs vakası kesinleşirken, benzer belirtiler gösteren 5 yolcu ise mercek altına alındı. Geminin işletmecisi Oceanwide Expeditions, vakaların kaynağını bulmak için DSÖ ile koordineli bir soruşturma yürütüyor.
Hantavirüs nedir?
Hantavirüs, esas olarak fare ve sıçan gibi kemirgenlerin dışkı, idrar ve tükürük yoluyla yaydığı bir virüs grubudur. Uzmanlar uyarıyor: Bu virüs tek bir tip değil ve bulaştığı bölgeye göre farklı yıkıcı etkiler gösterebiliyor.
Akciğer Sendromu (Batı Yarımküre): Grip gibi başlıyor ancak hızla ağır solunum yetmezliğine dönüşüyor. Akciğerlerin sıvıyla dolması sonucu ölüm oranı oldukça yüksek.
Böbrek Sendromu (Avrupa ve Asya): Kanama ve ciddi böbrek yetmezliği ile karakterize ediliyor.
Belirtiler sinsi başlıyor
Hastalık, virüse maruz kaldıktan 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkabiliyor. İlk evrede yorgunluk, ateş, kas ağrısı ve mide bulantısı görülürken; 4 ila 10 gün sonra şiddetli öksürük ve nefes darlığı başlıyor. MV Hondius’taki bir yolcunun şu an Güney Afrika’da yoğun bakımda yaşam savaşı verdiği bildirildi.
Peki, lüks bir gemide kemirgen virüsünün ne işi var? DSÖ yetkilileri şu ihtimalleri değerlendiriyor:
Virüs genellikle kapalı, havalandırılmayan veya kemirgenlerin bulunduğu depo ve hangarlarda biriken tozların solunmasıyla bulaşır.
Gemiye alınan malzemelerle veya geminin bir önceki durağındaki çevresel maruziyetle virüsün taşınmış olabileceği üzerinde duruluyor.
Hantavirüs insandan insana çok nadiren bulaşsa da, kemirgen izi olan kapalı alanlara girerken çok dikkatli olunmalı. Alanların iyi havalandırılması ve temizlik sırasında tozun havaya kalkmasını engelleyecek maskelerin kullanılması hayati önem taşıyor.