Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, dosyanın geldiği aşamayı ve ‘kırılma’ noktasını anlattı. Cansu, “Gülistan’ın kullandığı telefon hattının Ankara’da bir ilçede sinyal verdiğinin tespit edilmesi oldu. Bu teknik veri, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi” dedi.
Cansu, göreve başladığında Gülistan Doku dosyasının 7 klasörden oluştuğunu, yapılan yeni incelemelerle dosyanın 14 klasöre ulaştığını söyledi. Başsavcı Cansu, soruşturmanın seyrini değiştiren kırılma noktasının Gülistan Doku’nun telefon hattına ait Ankara’da tespit edilen sinyal olduğunu belirtti.
BÜYÜK GİZLİLİK YÜRÜTÜLMÜŞ
Başsavcı Ebru Cansu, dosyanın en başından itibaren sıkı bir gizlilik içinde yürütüldüğünü söyledi. Cansu, sürece ilişkin şunları söyledi:
“Sürecin en başında hâkimlikten kısıtlılık kararı aldık. Dosyanın, adliye personeli dahil yetkisiz hiç kimse tarafından görülmesine izin vermedik. Disiplinli ve kontrollü bir süreç yönetimi sayesinde en küçük bir sızıntıya dahi izin vermeden önemli bir mesafe kat ettik”
Cansu, soruşturmanın iki yıl boyunca genişletildiğini, teknik veriler, tanık anlatımları ve yeni analizlerle dosyada daha somut bir aşamaya geçildiğini ifade etti.
HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN SİNYAL
Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından uzun süre “intihar” ihtimali üzerinde durulan dosyada, telefon hattına ilişkin teknik veri kritik eşik oldu.
Başsavcı Cansu, bu süreci şöyle anlattı:
“Dosyada yer alan notlar ve gizli tanık beyanları elbette önemliydi. Ancak benim için en kritik eşik, Gülistan’ın kullandığı telefon hattının Ankara’da bir ilçede sinyal verdiğinin tespit edilmesi oldu. Bu teknik veri, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Söz konusu sinyal, sim kart üzerinde yapılan müdahaleleri ve bu hattın bağlantılı olduğu kişi ağını ortaya çıkardı.”
Bu tespitin ardından SIM kartın geçmiş kullanım ağı incelendi. Yapılan analizlerin, ekipleri eski polis Gökhan Ertok ismine götürdüğü belirtildi. Böylece dosyanın, “intihar” ihtimalinden uzaklaşarak cinayet şüphesi ve bağlantılı kişi ağı üzerinden derinleştirildiği ifade edildi.
VALİLİK İLE İLGİLİ SÜREÇ
Soruşturmada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de dosyaya dâhil edilmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Cansu, sürecin başında böyle bir noktaya ulaşılacağının öngörülmediğini söyledi. Sabah’ın haberine göre; Cansu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu dosyaya ilk başladığımızda bizi böylesine bir noktaya götüreceğini elbette öngörmüyorduk. Ancak süreç içerisinde elde edilen somut deliller bizi adım adım bu aşamaya taşıdı. Sayın bakanımızın da ifade ettiği gibi; “Yargı, dosyanın kapağındaki isme göre hareket etmez.” Hukuk önünde herkes eşittir. Bizim için önemli olan tek şey, delillerin gösterdiği istikametti.”