TÜİK’in 2024 yılı “Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri”, hizmet ekonomisinde güçler dengesinin büyük ölçekli şirketler lehine şekillendiğini ortaya koydu. Türkiye’nin 60,9 milyar dolarlık hizmet ihracatında başrolü dev firmalar oynarken, ithalat cephesinde ise yabancı kontrollü girişimlerin ağırlığı dikkat çekti.

İHRACATIN “DEVLERİ”: SAYILARI AZ, PAYLARI BÜYÜK
İhracat yapan girişimlerin yüzde 74,3’ünü oluşturan mikro ölçekli (1-9 çalışan) firmalar, toplam ihracattan yalnızca yüzde 8,7 oranında pay alabildi. Buna karşın, büyük ölçekli şirketler ihracatın yüzde 62,3’ünü tek başlarına sırtlayarak sektördeki mutlak üstünlüklerini kanıtladı. Aynı tablo ithalat verilerinde de değişmedi; büyük ölçekli firmalar toplam ithalatın yüzde 56’sını gerçekleştirdi.
SEKTÖREL LİDERLİKTE ULAŞTIRMA VE İMALAT FARKI
Hizmet ihracatında “aslan payı” ulaştırma ve depolama sektörünün oldu. Sektör, tek başına 40,2 milyar dolarlık ihracatla listenin zirvesine yerleşti. İhracatta ulaştırma liderliği üstlenirken, ithalatta ise tablo farklılaştı: 12,7 milyar dolarla imalat sanayi, hizmet ithalatında en yüksek paya sahip sektör olarak öne çıktı.

Yabancı kontrolün etkisi: Telekomünikasyonda Zirve Hizmet ticaretinde yerli ve yabancı ayrımı da belirginleşti. Toplam hizmet ihracatının yüzde 18,8’i, ithalatın ise yüzde 32’si yabancı kontrollü girişimler tarafından gerçekleştirildi.
Özellikle taşımacılık hizmetlerinde yerli şirketler yüzde 90,2’lik ihracat payıyla mutlak hakimiyetini korurken, yüksek teknoloji ve bilgi odaklı alanlarda ibre yabancılara döndü.
Telekomünikasyon ve bilgi hizmetleri ihracatının yüzde 51,4’ünün yabancı kontrollü şirketler tarafından yapılması, sektörün teknolojik ve stratejik dönüşümünde dış sermayenin kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.