Hürmüz’de savaş, Katar’da milyar dolarlık pazarlık! İran’ın kritik hesabı ortaya çıktı

ABD ile İran arasında son günlerde tırmanan askeri gerilim, tarafları savaşın eşiğine getirirken, perde arkasında yürütülen diplomasi trafiğinin kesilmediği ortaya çıktı. Amerikan basınında yer alan dikkat çekici analizlere göre, Tahran yönetimi hem ekonomik çöküşü önlemek hem de uluslararası yaptırımların baskısını hafifletmek için müzakere masasını koruma kararı aldı.

İddiaya göre hafta başında Hürmüz Boğazı çevresinde tansiyon tehlikeli biçimde yükseldi. ABD Merkez Komutanlığı’nın, İran Devrim Muhafızları’na ait bazı sürat teknelerini hedef aldığı, ardından İran güçlerinin Amerikan uçaklarına ateş açtığı belirtildi. Karşılıklı hamlelerin ardından ABD savaş uçaklarının İran’daki bazı füze üslerini vurduğu öne sürüldü.

Çatışmalarda Devrim Muhafızları saflarında kayıplar yaşandığı iddia edilirken, Tahran yönetiminin müzakerelerin zarar görmemesi için bu bilgileri kamuoyundan uzak tuttuğu ileri sürüldü.

DİPLOMATİK TEMASLAR DEVAM EDİYOR

Diplomatik temasların merkezinde ise Katar’ın başkenti Doha vardı. İran’ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf’ın saldırıların hemen ardından Doha’daki görüşmelerini sürdürdüğü belirtildi. Kalibaf’ın Katarlı ve Mısırlı yetkililerle özellikle dondurulan İran varlıkları ve Hürmüz Boğazı’ndaki enerji trafiğinin yeniden güvence altına alınması konusunda yoğun temaslarda bulunduğu ifade edildi.

Kulis bilgilerine göre taraflar, İran’a ait yurt dışındaki yaklaşık 100 milyar dolarlık rezervin bir bölümünün serbest bırakılması konusunda kritik aşamaya geldi. Masadaki formüle göre yaklaşık 24 milyar dolarlık kaynağın aşamalı şekilde Tahran’ın kullanımına açılması planlanıyor. Bunun ilk etapta 12 milyar dolarlık bölümünün İran ekonomisine nefes aldırabileceği değerlendiriliyor.

ABD ŞARTLARI ESNETTİ

Müzakerelerde en büyük başlık olmaya devam eden nükleer program konusunda ise dikkat çeken bir değişim yaşandığı öne sürüldü. Daha önce İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının doğrudan ABD’ye teslim edilmesini savunan Donald Trump’ın, son açıklamalarında daha esnek bir yaklaşım sergilediği kaydedildi.

Trump’ın, uranyumun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde İran içinde ya da tarafların uzlaşacağı üçüncü bir ülkede etkisiz hale getirilebileceği mesajı verdiği belirtildi. ABD medyasında bu yaklaşım, “Washington’ın İran’ın kırmızı çizgilerine yaklaşması” şeklinde yorumlandı.

İRAN İÇİNDE FİKİR AYRILIKLARI

İran içinde ise süreç ciddi görüş ayrılıklarını beraberinde getirdi. Devrim Muhafızları’na yakın bazı isimlerin ABD ile yürütülen görüşmelere sert şekilde karşı çıktığı belirtilirken, füze ve İHA programlarından sorumlu üst düzey komutanlardan Macid Musevi’nin “Düşmanla müzakerenin sonuç getirmeyeceği” yönünde açıklama yaptığı aktarıldı.

Buna karşın İran hükümet kanadı, askeri caydırıcılık ile diplomatik temasların birlikte yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani’nin açıklamaları da Tahran’ın mevcut koşullarda müzakere masasını korumaya devam edeceği yönünde yorumlandı.

Author: Yusuf Arslan