Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler, özel sektöre bağımlı hale getirilmelerine, KPSS’den yüksek puan almalarına karşın mülakatlarda verilen düşük puanlarla elenmelerine, düşük ücretlere, tutulmayan sözlere ve verilmeyen özlük haklarına karşı Ankara’da eylem yapmayı sürdürüyor. NATO Zirvesi kapsamında eylemlere ara verme kararının öncesinde açlık grevi yapan, eylemlerde de polis müdahalesiyle karşılaşan öğretmenler, başkente geri döndü.
Önceki gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dikmen Yerleşkesi önünden Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek isteyen öğretmenlere, polis sert müdahale etti. Sendika genel başkanı Eren Edebali başta olmak üzere yaklaşık 50 öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alındı.
‘PATRONLARA TEŞVİK VERİLİRKEN EMEKÇİNİN TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR’
Gözaltına alınan öğretmenlerden biri olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK üyesi Mahmut Yıldırım, eylem sürecini ve polislerin sert müdahalesini Cumhuriyet’e değerlendirdi. Yıldırım, “Ankara Valiliği’nin ve emniyetin bize sert müdahalesi ve yasakçı tavrı, bu ülkenin emekçilerine sopa gösterilmesi anlamına geliyor. Hükümetin ve bakanların talimatıyla patronların ne kadar korunduğunu gösteriyor. Patronlara yeni teşvikler verilirken, sağlık ve eğitim özelleştirilirken emekçilerin talepleri görmezden geliniyor. Öğretmenlerin talepleri de bizimle alanda daha görünür hale geldiğinden emniyetin tavrı da yükselen bu sesi daha sert biçimde kısmaya dönük hamleler hâline geldi” dedi.
Yıldırım, şiddeti kabul etmediklerini vurgulayarak yetkililere sorumluluk alma çağrısı yaptı.
‘HER OLUMSUZLUK, AYNI POLİTİKANIN SONUCU’
İktidarın öğretmenlere yönelik tavrını yorumlayan Yıldırım, “İktidarın buradaki tavrının, eğitimden diğer alanlarda olduğu gibi ucuz iş gücünden faydalanabilecekleri ve karşılığında da yüksek kârlar elde edebilecekleri bir sektör yaratmaya dönük hamleler yapmak olduğunu anlayabiliyoruz. Sermaye sınıfının önünü açan, öğretmenliği de eğitimi de bir sömürü alanının parçaları hâline getiren bir hamle yapıldı. Öğretmen maaşlarını bir gider kalemi olarak gören bir zihniyet yaratıldı. 2000’li yılların başından beri eğitim alanında yaşadığımız her olumsuzluk, bu politikaların bir sonucu” diye konuştu.
Eylemlerinin nasıl şekilleneceğine yönelik önümüzdeki günlerde açıklama yapacaklarını belirten Yıldırım, “Verilen sözler var. Bu sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Yüz binlerce öğretmenin ve tüm ailelerin aslında beklentilerini ve taleplerini yükseltiyoruz biz. Bir ücret meslesine indirgemiyoruz. Bir atanma meselesinden öte şeyler söylüyoruz. Halkımız bu direnişi sahiplendi. Çünkü bu taleplerde herkes kendini gördü” ifadelerini kullandı.

