On yıllar boyunca okul kitaplarında ve filmlerde karşımıza çıkan “kaba saba, konuşmayı bilmeyen Neandertal” portresi, bilim dünyasının son keşifleriyle tamamen çöktü. Geçmişte zihinsel olarak bizden çok geride oldukları ve bu yüzden yok oldukları iddia edilen bu türün, aslında modern insanla neredeyse aynı zeka seviyesine sahip olduğu anlaşıldı.
Indiana Üniversitesi’nin yürüttüğü son araştırma, kafa yapısı ile zeka arasında kurulan o eski bağlantıyı kökten değiştirmeye aday. Araştırmacılar, bugünün insan toplulukları arasındaki beyin anatomisi farklarının, Neandertallerle olan farkımızdan çok daha büyük olduğunu kanıtladı.
Neandertallerin sahneden çekilme nedeni, sanıldığı gibi teknolojik beceriksizlik veya avlanma yetersizliği değil. Eldeki veriler, bu türün modern insanlarla girdiği yakın ilişkiler ve çiftleşmeler sonucunda genetik havuzda “eridiğini” gösteriyor. Yani teknik bir yok oluştan ziyade, bir tür biyolojik bütünleşmeden söz etmek daha doğru olabilir.
Bugün birçoğumuzun DNA’sında taşıdığı Neandertal izleri, onların aslında teknik olarak hala aramızda yaşadığının en somut kanıtı. Portekiz’den Orta Asya’ya kadar yayılan bu zeki akrabalarımız; ateşi kontrol ediyor, yemek pişiriyor ve karmaşık sosyal yapılar kurabiliyordu.
Dev akciğerler ve güçlü sesler
En az zekaları kadar dikkat çeken bir diğer nokta ise dil yetenekleri. Bilim insanları, Neandertallerin sanılanın aksine oldukça gelişmiş bir iletişim sistemine sahip olduğunu savunuyor. Fizyolojik yapıları nedeniyle sesleri bizimkinden biraz daha farklı çıksa da, devasa göğüs kafesleri sayesinde çok uzun süre nefes almadan konuşabildikleri tahmin ediliyor. Geniş burun yapıları seslerine genizden gelen bir tını katarken, güçlü akciğer kapasiteleri sert harfleri çok daha vurgulu çıkarmalarına imkan tanıyordu.
Kısacası onlar bizim “aptal kuzenlerimiz” değil, sadece sesleri biraz daha farklı çıkan, son derece zeki ve dirençli akrabalarımızdı…